fake Oakleys cheap Oakley sunglasses Christian Louboutin Outlet Christian Louboutin Outlet Louboutin Outlet Louboutin Outlet Christian Louboutin Outlet Louboutin Outlet Cheap Christian Louboutin Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Louboutin outlet Christian Louboutin shoes Wholesale Christian louboutin Christian Louboutin Outlet Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Cheap Christian Louboutin Louboutin outlet Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Discount Christian Louboutin Christian Louboutin outlet store Christian Louboutin outlet Christian Louboutin Outlet Christian louboutin wholesale Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Christian Louboutin Outlet Christian Louboutin outlet louboutin outlet louboutin outlet mbt shoes outlet ghd straighteners uk ghd straighteners uk louboutin outlet christian louboutin outlet nfl jerseys wholesale discount mlb jerseys wholesale nba jerseys discount nhl jerseys Discontinued MBT Shoes herve leger outlet cheap nfl jerseys cheap soccer jerseys thailand soccer jerseys Fake Oakleys
Aydera - DentalTürk [ Türkiye'nin Dental Portalı ]
 
Email:
Şifre:
Şifremi unuttum?
 
Dental Türk - Türkiye'nin Dental Portalı
Üye olmak için lütfen tıklayınız! DentalTürk Üyeler:
Sitemizi 139 ziyaretçi geziyor.
 
     
» Dental Türk
Ana Sayfa
Dental Kurslar
Dental Turizm
Dental Danışma 

» Free Hizmetler
Dental Pazar
Dental Borsa
Dental İş İlanları

» Dental Linkler
Diş Hekimleri
Diş Teknisyenleri
Dental Firmalar
Diş Laboratuvarları

» Dental Servisler
Dental Bilgiler
Dental Videolar

» Dental Arama
Sayfalarda ara:

Üyelerde ara:

E-Sözlükte ara:(İngilizce)

Bu sayfayı yazdır
Sık Kullanılanlara Ekle
Ana sayfam yap
 
Dental Makaleler
Kemik Rejenerasyonu Ve Tek Diş İmplantı Uygulaması Hacked by Turksiberkonseyi.com/ Uyarı Açıklarınızı Kapatınız .

ÖZET

Doç.Dr.Tosun TOSUN

Yönlendirilmiş kemik rejeneresyonu (YKR), herhangi bir kemik defektinin fiziksel bir engel oluşturan bariyer membran ile örtülmesi ve böylelikle defekt bölgesinin hızlı büyüyen yumuşak doku hücreleri tarafından istila edilmesinin engellenip, yavaş büyüyen kemik hücrelerine öncelik verilmesi ve sonuçta defektin tekrar kemikleşerek rejenere olmasını amaçlayan tekniğe verilen isimdir. YKR tekniği uygulanarak, osteogenez için hacim yaratan membranların ve bazen birlikte greft materyallerinin kullanımı ile kemik hacmi arttırılarak, implant uygulama ihtimali çoğaltılmaktadır. İmplantların kemik ile yeterli şekilde çevrelenmesi uzun dönem başarısını garanti altına almaktadır. Çalışmamızda, atrofik kret bulunan bir vakada YKR tekniği ile kemik hacminin arttırılması, daha sonra bu bölgeye implant uygulanması ve uygulama sırasında alınan kemik biyopsisinden elde edilen histolojik bulgular değerlendirilmiş ve ogmantasyon yapılan bölgede yeni kemik varlığı gösterilmiştir.YKR tekniğinin başarılı bir şekilde uygulanması için yöntemin gerekli kıldığı tüm temel şartların yerine getirilmesi bir zorunluluktur.

Anahtar Sözcükler : İmplant, YKR, yönlendirilmiş kemik rejenerasyonu, membran.

SINGLE TOOTH REPLACEMENT AND GBR IN ATROPHIED JAW BONE: A CASE REPORT

SUMMARY

Guided bone regeneration (GBR), is the name of the technique, which aim to regenerate a certain infrabony defect, by it's coverage using a barrier membrane which avoids the immigration of rapidly ingrowing soft tissue cells into the defect area and lead the invasion of bone cells with slow ingrowth capacity. Application of GBR technique, increase bone volume by use of space maintaining membranes and/or graft materials for osteogenesis can improve the implant application possibility. Surrounding implants by adequate bone, ensure long- term prognosis. In this presentation, augmentation of bone volume by GBR technique in a case with an atrophied crest, consecutive implant application and bone biopsy during this application, and histologic findings are evaluated; and new bone formation in augmented area was showed. In order to perform successful GBR technique, all basic requirements of the method must be available.


GİRİŞ

Çene kemiklerinde atrofik kretlerin varlğı implant uygulama endikasyonunu azaltan bir durumdur. Zira, implant uygulamalarının temel ön koşulu implantı her yönden çevreleyecek kemik dokusunun bulunması ve bunun implanta üst yapıyı taşıyacak yeterli desteği vermesidir. Dişlerin değişik zamanlarda kaybı ve bunun beraberinde çene kemiklerinde görülen farklı oranlardaki kemik rezorbsiyonu ideal sayıda ve pozisyonda implant yerleştirilmesine imkan vermeyerek, bunların üzerine arzu edilen protetik yapının yapılmasını güçleştirir. Defekt bölgesini dolduran greft materyallerinin kullanımının yanısıra, ''çadır etkisi'' yaparak, osteogenez için hacim yaratan membranların kullanımıyla, cerrahi işlem sırasında açıkta kalan implant yüzeylerinin kapatılması mümkün olmaktadır. Bazen yukarıda bahsi geçen iki tekniğin beraber kullanımı söz konusudur (2). Yeni remineralize doku kazanımına yönelik bu yöntem Buser ve ark. (2), tarafından “yönlendirilmiş kemik rejeneresyonu” “YKR” olarak adlandırılmıştır. Çalışmamızda yetersiz kemik hacmi bulunan bir vakada YKR tekniği ile kemik hacminin arttırılması, daha sonra bu bölgeye implant uygulanması ve busırada alınan kemik biyopsisinden elde edilen histolojik bulgular değerlendirilmektedir.

YKR Tekniğinin Bilimsel Temelleri ve Tarihçesi:

Belirli bir doku tipinin daha iyi iyileşebilmesi için, herhangi bir anatomik bölgenin fiziksel olarak örtülmesi ve doku rejenerasyonunun mekanik engeller tarafından yönlendirilmesi, rekonstrüktiv cerrahi ve sinir rejenerasyonu amaçlı olarak, 1950'lerin ortalarından beri kullanılmaktadır. Örneğin Campbell ve Bassett (5) ve daha sonra Hurley ve ark. (11) mikroporlu selüloz asetat filtrelerini sinir ve tendon rejenerasyonu için kullanmışlardır.

Konak kemik hücrelerini defekt bölgesine yönlendirme fikri de bu dönemde ortaya çıkmıştır. 1957'de Murray ve ark. (17) Yeni kemik gelişimi için üç şartın gerekli olduğunu saptamışlardır. Bunlar: 1-kan örtüsünün varlığı, 2- korunmuş osteoblast hücreleri, 3- canlı doku ile temastır. Murray ve ark. (17) kemik defekti içinde oluşan pıhtıyı delikli bir plastik kafes ile koruyarak kemikleşmesini sağlayabilmişlerdi.

Linghorne (14), polietilen tüp içine konan kan ve otojen kemik greftinin, köpek fibulasındaki 15mm'lik kırık açıklığını kemikleşerek kapattığını göstermiştir. Melcher ve Dreyer (15), sıçan femurlarında yarattıkları kemik defetlerini plastik ve organik membranlar ile örtttüklerinde meydena gelen iyileşmeyi incelemişler ve bu çalışmada yara üzerindeki kan örtüsünü korumanın önemini saptamışlardır.bu çalışmada membranın çift yönlü bir etkisi olduğu öne sürülmüştür: 1- hematomun non-osteojenik oluşumlardan korunması, 2- hematomun boyutlarını yönlendirmesi ve çökmesini engellenmesi. Boyne (3), köpeklerde selüloz asetat filtrelerinin alveol kemiği defektlerinin rejenere olmasını sağladığını göstermiştir. Aynı araştırıcı, metal kafes içine konan otojen ve medüller kemik gerftlerini çene defeklerinin onarımında kullanmıştır (4).

Melcher (16), periodontal cerrahi sonrasında iyileşmenin ortama hakim olan hücre tipi tarafından yönlendirildiğini ileri sürmüştür. Bu fikir, daha sonraları periodontal cerrahide periodontiumun rekonstrüksiyonu için teflon esaslı membranların kullanımı ile belirli doku tiplerine koruma ve yönlendirme sağlayan, dolayısı ile “yönlendirilmiş doku rejenerasyonu” (YDR) adı verilen tekniğin doğmasında temel oluşturmuştur (1,13,21).

Kahnberg (12), teflon tabakalarının tavşanlarda fibroz nedbe dokusunun engelleyerek kemik oluşumuna izin verdiğini gözlemiştir. 1970'li yıllara gelindiğinde, değişik hayvan modellerinde yapılan çalışmalar, materyal ve metodlardaki farklılıklara rağmen, mekanik bariyer prensibinin rekonstrüktif kemik cerrahisinde uygulanabilir olduğunu göstermiştir. Nymann (18,19), maymunda ve insanlarda milipor filtreleri ile kemik rejenerasyonu gerçekleştirmiştir.

Milipor filtrelerin ana maddesi olan teflon geliştirilerek, gerilmiş-expanded politetrafloroetilen (e-PTFE) bariyer membranlar ortaya çıkmıştır. Bu tip membranların diş implantları ile birlikte kullanımından önce, periodontal defektlerin rekkontrüksiyonunda belirli doku tiplerine öncelik veren “YDR” tekniği ile kullanılmışlardır (1,13,21). Daha sonraları aynı teknik diş implantlarının etrafındaki yetersiz kemik hacminin arttırılması amacına yönelik olarak da uygulanmıştır. İmplant uygulamalarında tek bir doku tipinin rejenerasyonu amaçlandığı ve periodontolojideki uygulamadan terminolojik olarak da ayırd etmek amacıyla membran uygulamalarına “yönlendirilmiş kemik rejenerasyonu” (YKR) denmiştir (2).

e-PTFE membranların YKR tekniği ile kullanımındaki histolojik bulgular Dahlin ve ark. (6), tarafından yapılan bir hayvan deneyi ile ortaya konmuştur. Bu deneyde 30 sıçanın altçene ramus bölgesinde çift taraflı olarak yaratılan delik şeklindeki defektler, test tarafında her iki yüzden de membranlar ile örtülmüş, kontrol defektinde herhangibir işlem yapılmamıştır. Histolojik bulgular test tarafında kemikleşme, kontrol defektlerinde ise fibröz doku oluştuğunu göstermişlerdir. Bu deneyi takip eden çalışmada, yara iyileşme mekanizması incelenerek, sıçan altçenesindeki test defektlerinde 10. günden itibaren mitotik aktivitenin başladığı, mineralizasyonun ise başlangıçta latent, daha sonra devamlı bir artış ile 5. haftada enyüksek aktiviteye ulaştığı; kontrollerde ise kemik mineralizasyonunun oldukça düşük seviyede kaldığı, ancak maksimal aktivitenin 2. haftada, yani daha erken dönemde gerçekleştiği saptanmıştır (8). Bu çalışmalarda, YKR tekniği ile yara bölgelerinde kemikleşme ve ilişkili büyüme faktörlerinin varlığı saptanmışsa da, sıçan modeli düşük filogenetik ve yüksek kemikleşme kapasitesi dolayısı ile insan bünyesinden oldukça farklı olduğu için, insana daha yakın olan maymunlarda bir deney gerçekleştirilmiştir (7). 12 adet maymunun alt ve üst çene sağ ve sol lateral dişleri kanal tedavisi ve apikal rezeksiyon sonrası test tarafında membran ile vestibül ve palatinalden örtülmüş, kontrol defektlerinde ise sadece mukoperiostal flap dikilmiştir. Test defektlerinde histolojik olarak yeni kemik oluşumu, kontrollerde ise bağ dokusu saptanmıştır.

Bu güne kadar YKR için kullanılan materyaller arasında en çok bilimsel araştırma e-PTFE ile yapılmıştır. Dolayısı ile oldukça güvenlidir. Ancak, rezorbe olamayan bir materyal olan e-PTFE'nin ikinci bir cerrahi işlem ile çıkartılması gerekir. İkinci cerrahi işlemi ortadan kaldırmak için 1980'lerden itibaren rezorbe olabilen materyaller araştırılmaya başlanmıştır. Doku kaynaklı homolog veya xenogreft membranların (duramater, fasya, lamimar kemik, …) yanısıra sentetik kollajen esaslı malzemeler denenmiştir (9). Rezorpsiyon sürelerinin kontrolü en büyük problem olarak gündeme gelmiştir (22,10). Rezobe membranlar arasında en çok bilimsel çalışma ve klinik kullanım sentetik kollagen esaslı membranlar ile yapılmaktadır (20,22).

MATERIAL - METHOD

12 nolu diş yerinde diş eksikliği bulunan, 26 yaşında, bayan hastada diş eksikliğinin giderilmesi amacı ile kemikiçi implant ve tek diş restorasyonu planlanmıştır. Yapılan kemik kalınlığı ölçümlerinde bir kemikiçi implant yerleştirilemeyecek incelikte kret olduğu tespit edilmiştir (tablo1).

Tedavi planlaması

12 bölgesi ogmante edilerek kemik kalılığının arttırılması, yeterli iyileşme döneminden sonra implantasyon ve osseointegrasyon elde edildikten sonra tek diş restorasyonu yapılması öngörülmüştür (resim 1).

Ogmantasyon için operasyon tekniği

Adrenalin içermeyen anestezik solusyon (Ultracain Simplex, Hoechst, İstanbul) ile lokal infiltratif anestezi yapıldı.15-22 nolu dişler arasında sulkuler ve 12 bölgesinde krestal ensizyon ile tam kalınlıklı flap kaldırıldı. 12 apikalindeki konkavite içersinde çeşitli noktalarda rond frez ile dekortikasyon yapılarak kanama noktaları yaratıldı. Defekt bölgesi, serum fizyolojik ile muamele edilerek manupilasyonu kolaylaştırılan, hayvan kaynaklı, 0.25-1mm granül büyüklüğünde spongioz, deproteinize kemik grefti (Bio-Oss, Geistlich Pharma AG, Wolhusen, Switzerland) ile normal kortikal konturu seviyesine kadar dolduruldu (resim 2). Biyomateryalin kanlanması beklendikten sonra e-PTFE membran (Gore-Tex Augmentation Material, Oval-4, WLGore, Flagstaff, AZ-USA) bölgeye uygun olarak şekillendirildikten sonra, membran fiksasyon pinleri (Friadent GmbH, Mannheim, Germany) ile tespit edildi (resim 3-4). Flap 3/0 ipek sütür materyali ile interrupted dikişler atılarak dikildi. Postoperatif ağrı ve ödemi azaltmak için nonsteroid antienflamatuar verildi. Postoperatif 4. günde dikişler alındı ve iki hafta süre ile günde iki kez kullanılmak üzere %0.2'lik klorhexidin glukonat ağız gargarası verildi. İyileşme döneminde aylık muayeneler ile membran ekspozisyonu olup olmadığı kontrol edildi. 9. aya kadar greftlenen bölgede iyileşme oluşması beklenildi. Bu dönemde herhangi bir komplikasyon ile karşılaşılmadı.

İmplantasyon

Ogmantasyonda sonraki 9. ayın sonunda sulkular ensizyon ile 15-23 arasında tam kalınlıklı flap kaldırıldı. İmplantasyon bölgesini örten membran ve pinler çıkartıldı. Membranın orta bölgesinde kalan alanın içbükey bir geometri izlediği ve yüzeyde yumuşak granülatif doku olduğu saptandı. Eski defekt bölgesinde yapılan ölçümlerde kemik kalınlığının kemikiçi implant uygulamaya müsait olduğu görüldü (tablo1). Uygulanan implant sisteminin standart prosedürü modifiye edilerek ilk frez olarak 3.1mm çapında bir trephine drill kullanılarak 10mm derinliğe kadar inilerek sert doku biopsisi alındı (resim 5). Daha sonra diğer frezler ile kavite preparasyonu tamamlandı. Bölgeye 3.8mm çap ve 15mm uzunluğunda bir Frialit-2 (Friadent GmbH, Mannheim, Germany) implantı yerleştirildi (resim 7). Postoperatif ağrı ve ödemi azaltmak için nonsteroid antienflamatuar verildi. Postoperatif 4. günde dikişler alındı.

Histolojik bulgular

İncelenen kesitlerde fibrosit, fibroblast ve genç mezenkim hücrelerden oluşan aktif, damardan zengin bağ dokusu içinde çok sayıda nekrotik görünümlü hücresiz kemik dokusu izlenmekteydi. Bu parçacıkların çevresinde bunlardan apozisyon çizgisine benzer belirgin bir sınırla ayrılan fakat bu nekrotik görünümlü parçacıklara yapışık gelişen yeni kemik trabekülleri izlenmekteydi (resim 6).

Protetik çalışmalar

6. ayın sonunda ikinci cerrahi işlem gerçekleştirilerek implant üzerine 5mm yüksekliğinde gingival former yerleştirildi. Yumuşak doku konturlarını desteklemek için implantın palatinalinde kalan submukozal bağ dokusundan 2x2x3mm boyutlarında serbest bağ dokusu grefti alınarak flabın bukkal kısmına aktarıldı. Yumuşak doku konturlarının son halini alması için 4 hafta beklenildi. Ölçü postu yerleştirilerek silikon esaslı ölçü maddesi ile ölçü alındı. Post olarak aluminyum oksit esaslı bir post kullanıldı (Cera-Base, Friadent GmbH, Mannheim, Germany). Tek diş restorasyonu olarak da full seramik bir çalışma yapıldı (Empress II, Ivoclar AG, Liechtenstein). Post implanta el ile vidalanarak sıkıştırıldı. Üstyapı kompozit esaslı bir siman ile yapıştırıldı.

TARTIŞMA

Tek diş eksikliklerinde implant uygulamanın temel nedeni tamamen sağlıklı olan komşu dişlerde herhangi bir değişiklik yapmadan eksik dişin telafisidir.

Kemik kalınlığı yetersiz olduğu durumlarda implant uygulaması açısından iki tip uygulama vardır: 1- implantasyon ile birlikte ogmantasyon [eşzamanlı yaklaşım, simultaneous approach]; 2- ogmantasyon, sonrasında implantasyon [aşamalı yaklaşım, staged approach] (2).

Bu vakada aşamalı uygulamaya geçilmesindeki temel yaklaşım, yumuşak doku konturlarının kontrollü müdahaleler ile istenilen seviyede tutulması, estetik açıdan problem ile karşılaşılmamasıdır. Estetik kaygıların ön plana çıkmasının sebebi, tek diş uygulamalarında yumuşak doku konturlarının sağladığı “kırmızı estetiğin” işlevsel ihtiyaçlara cevap vermek kadar başarıyı tamamlamasıdır. Eşzamanlı uygulamalarda implant çapı ile birlikte uygulanan biyomateryal operasyon bölgesinde belirgin bir hacim artışına yol açacağından, gergin bir flap kapatılmasına yol açabilir. Bu durumda, gergin flap üzerinde dikişlerin atması, erken dönemde ekspozisyon gibi komplikasyonlar ile karşılaşılabilir. Bu tip komplikasyonlar implant bölgesinde mukoza çekilmesine, papillaların kaybına yol açabilir. Eşzamanlı uygulamada her ne kadar tedavi süresi kısalıyor ise de yukarıda bahsedilen riskler vardır.

Aşamalı uygulamanın kontrollü bir yaklaşım olması, ogmante kalınlık yeterli olmadığı durumlarda implantasyonu takiben bir ikinci ogmantasyon uygulamasına geçilebilmesi avantajlar olarak sıralanabilir. Cerrahi işlem sayısının artması yumuşak doku konturlarının manipolasyonu açısından hem avantaj, hem de dezavantaj yaratabilir. Mukozanın çekilmesi gibi istenmeyen durumlarla karşılaşmamak için flap dizaynına çok önem vermeli, özellikle greft ve flabın beslenmesi göz önünde bulundurulmalıdır. Bu vakada da uygulandığı gibi, greft bölgesinde kanlanmayı aksatmamak için adrenalinsiz anestezik solusyon kullanımı önerilmektedir.

Flap dizaynı açısından, dikey ensizyondan kaçınılması, ensizyon sayısını azaltarak kesilen damar miktarını azaltma, flap yüzey alanının optimalde tutulması ile eleve edilen periost miktarını azaltarak kortikal beslenmeyi en az aksatmak, flap repozisyonunda kolaylık ve gergin olmayan flap gerçekleştirmek için dikkat edilmesi gerekli noktalardır. Özetlendiğinde YKR uygulama tekniği, yara bölgesinin yumuşak dokulardan arındırılması, defektin membran ile örtülmesi ve mukoperiostal falbın dikilmesi aşamalarından oluşur. Bu teknikte kullanılan rezorbe olan ve olmayan tüm membranların sahip olması gereken temel özellikler vardır. Bunlar:

• Doku dostluğu: membran vücud dokuları ile geçinebilen, yabancı cisim reaksiyonu yaratmayan bir maddeden üretilmelidir.
• Örtücülük: yumuşak dokuların göçüne engel olacak şekilde yara bölgesini örtmeli ve kenar sızıntılarına izin vermemelidir. Ayrıca, bölge ağız ortamına açıldığında bakterilere karşı bir engel olabilmelidir.
• Yer tutuculuk: membran altında kalan hacmi koruyarak bu bölgenin kemikleşmesine izin vermeli, yukarıdan gelen baskılar ile defekt bölgesine doğru büzüşmemelidir.
• Kaynaşma: bulunduğu bölgedeki dokulara (üst kısımda bağ dokusu, kenarlarda kemik) kaynaşarak iyi bir yalıtım yapmalıdır.
• Kullanım kolaylığı: klinik uygulamada manuplasyonu uygun olmalıdır.
Bu vakada aşamalı yaklaşım tercih edildiği ve zaten ikinci cerrahi işlem öngörüldüğü için rezorbe olamayan bir membran materyalinin kullanılmasında bir sakınca görülmemiş, bilimsel olarak oldukça geniş bir dökümantasyona sahip olan membran materyali seçilmiştir. Rezorbe olmayan membran kullanıldığı için, komşu dişlerin periodontiumlarında irritasyona sebep olmamak için, membran kenarları ile diş arasında en az 1mm'lik mesafe bırakılmasına dikkat edilmiştir. YKR'da osteogenez için gerekli koşullar:

• defektin içinde yumuşak doku bulunmaması,
• defektin kan ile dolması
• defekti çevreleyen kemiğin canlı olması
• membranın yumuşak doku geçisine izin vermemesi, defekti örtmesi
• membranın defekt içine çökmemesi (çadır etkisi)
• membranın flap altında sabit kalması
•  yeterli iyileşme süresi, olarak sıralanabilir. Bu vakadaki membranın tespitinde titanyum pinler ve implant kapayıcı vidasından yararlanılmıştır.

Histolojik preparatların değerlendirilmesi sonucu, biyomateryalin yeni oluşacak kemik dokusuna matriks görevi görüldüğü, ancak kendisinin kemikleşmediği saptanmıştır. Yeni kemik dokusu bu matriksin üzerinde oluştukça biyomateryalin rezorbe edildiği anlaşılmaktadır. Kemikleşme başarısı veya biyomateryalin rezorbe edilmesi damarlanmanın miktarına da bağlıdır. Çünkü, vaskülarizasyonun iyi olduğu, fazla oksijenize olan alanlarda direkt kemikleşme olur; iyi oksijenize olmayan bölgeler kondral kemikleşme gösterirler.

DEĞERLENDİRME

YKR tekniği kullanılarak kemik hacminin istenilen düzeye getirilmesi, uygun implant boyutları ve lokalizasyonu dahilinde bir uygulama avantajını sağlamaktadır. Böylelikle implantların uzun dönem başarısı garanti altına alınabilmektedir. YKR tekniğinin başarılı bir şekilde uygulanması için yöntemin gerekli kıldığı tüm temel şartların yerine getirilmesi bir zorunluluktur.

KAYNAKLAR:

1. Becker W, Becker BE, Berg L, Prichard J, Caffese R, Rosemberg E. (1988) New attachment after treatment with root isolation procedures: Report for treated ClassII and Class II furcation and vertical osseous defects. Int J Periodontol Res Dent ; 8 (3):9
2. Buser D, Dula K, Belse U, Hirt H-P, Berthold H. (1993) Localized ridge augmentation using guided bone regeneration I.Surgical procedure in the maxilla. The Int J Periodontol & Res Dent ; 13 :29-45.
3. Boyne PJ. (1964) Regeneration of alveolar bone beneath cellulose acetate filter implants(abstract). J Dent Res 43 :827.
4. Boyne PJ. (1969) Restoration of osseous defects in maxillofacial casualties. J Am Dent Assoc 78 :767.
5. Campbell JB, Bassett CAL. (1956) The surgical application of monomolecular filters (Millipore) to bridge gaps in peripheral nerves and to prevent neuroma formation. Surg Forum 7 :570.
6. Dahlin C, Linde A, Gottlow J, Nymann S. (1988) Healing of bone defects by guided tissue regeneration. Plast Reconstr Surg 81 :672.
7. Dahlin C, Linde A, Gottlow J, Nymann S. (1990) healing of maxillary and mandibular bone defects using a membrane technique. An experimental study in monkeys. Scand J Plast Reconstr Surg Hand Surg 24 :13.
8. Dahlin C. (1993) Osteopromotion: regeneration of bone by a membrane technique ( thesis ) Gotenburg, Sweden
9. Greenstein G, Caton JG. (1993) Biodegradable barriers and guided tissue regeneration. Periodontology 2000 1 :36–45.
10. Godfredsen K, Nimb L, Hjörting-Hansen E. (1994) Immediate implant placement using a biodegradable barrier, polyhydroxybutyrate-hydroxyvalerate reinforced with polyglactin 910. Clin Oral Implants Res 5 :83–91.
11. Hurley AL, Stinchfield FE, Bassett CAL, Lyon WH. (1959) The role of soft tissues in osteogenesis. J Bone Joint Surg 41A :1243.
12. Kahnberg KE. (1979) Restoration of mandibular jaw defects by Teflon® mantal leef. Int J Oral Surg 8 :449-456.
13. Karring T, Isidor F, Nyman S, Lindhe J. (1985)New attachment formation on teeth with a reduced but healthy periodontium. J Clin Periodontol ; 12 :51-60
14. Linghorne WJ. (1960) the sequence of events in osteogenesis as studied in polyethylene tubes. Annuals of New York Academy of Sciences 85 :445-460.
15. Melcher AH, Dreyer CJ. (1962) protection of the blood clot in healing circumscribed bone defects. J Bone Joint Surg 44B :424-430.
16. Melcher AH. (1970) Repair of wounds in the periodontium of the rat. Influence of periodontal ligament on osteogenesis. Archs Oral Biol 15 :1183-1204.
17. Murray G, Holden R, Roachlau W. (1957) Experimental and clinical study of new growth of bone in a cavity. American Journal of Surgery 93 :385-387.
18. Nyman S, Gottlow J, Karring T, Lindhe J. (1982) The regenerative potential of the periodontal ligament: an experimental study in the monkey. J Clin periodontol 9 :257-265.
19. Nyman S, Lindhe J, Karring T, Rylander H. (1982) New attachment following surgical treatment of human periodontal disease. J Clin periodontol 9 :290-296.
20. Pajarola GF, Sailer HF, Haers PE, Meyenberg K. (1994) Guided bone regeneration around titanium screw implants using a resorbable membrane. Oral Maxillofac Surg Clin North Am 6 :699–706.
21. Pontoriero R, Nyman S, Lindhe J, Rosemberg E, Sanavi F. (1987) Guided tissue regeneration in the treatment of furcation defects in man. J Clin Periodontol ; 14 :618
22. Sevor JJ, Meffert RM, Cassingham RJ. (1993) Regeneration of dehisced alveolar bone adjacent to endosseous dental implants utilizing a resorbable collagen membrane: Clinical and histological results. Int J Periodont Rest Dent 13 :71–83.

TABLO:

Derinlik

Kemik kalınlığı

Ogmante kalınlık

2mm

0

0

4mm

1.5mm

3mm

6mm

3mm

6mm

8mm

5mm

5mm

10mm

5.5mm

7mm

Tablo1 . 12 nolu bölgede mukoza tepesinden apikale doğru osteometre ile yapılan kemik kalınlığı ölçümleri. Orta kolonda ilk ölçüm değerleri, sağ kolonda 9 aylık iyileşmeden sonra elde edilen kalınlık değerleri.

ALT YAZILAR:
Resim 1 . Mukoperiostal flap kaldırıldıktan sonra eksik olan 12 nolu diş bölgesinde görülen atrofik kemik.
Resim 2 . Kret üzerinde kanama noktaları yaratıldıktan sonra, normal kret hacmi elde edilinceye kadar bölgenin greft materyali ile doldurulması, bölgenin kanlanmasının beklenilmesi.
Resim 3 . Greftlenen bölgenin üzerine e-PTFE membran yerleştirilip titanyum raptiyeler ile sabitlenerek yumuşak doku göçünün engellenmesi.
Resim 4 . YKR uygulanan bölgenin panoramik radyografideki görüntüsü. Membranı sabitleyen titanyun raptiyeler radyoopak noktalar olarak gözlenebilmektedir.
Resim 5 . YKR uygulandıktan sonra implant uygulanabilecek bir kret hacmi kazanılmış ve implantasyon sırasında kavite ilk olarak “trephine frez” ile açılarak kemik biyopsisi alınmıştır. Görüntüde trephine frezin uygulanışı yer almaktadır.
Resim 6 . Histolojik preparatta greft materyalinin yeni kemik dokusu ile çevrelendiği görülmektedir.
Resim 7 . İmplantasyon sonrası panoramik radyografi görüntüsü.
Kaynak:Doç.Dr.Tosun TOSUN
http://denta-dent.com/
 
  Bize Ulaşın
Dental Türk Portal Türkiye'nin Diş Hekimliği Rehberi. London / UK Tel: +44 78 9100 2293
 
Bu site en iyi 800x600 çözünürlük, IE5 ve üzeri versiyon tarayıcıda görüntülenebilir.
Tüm haklar?saklıdır.Copyright 2004-2018 ©Dental Türk - Aydera Designed by C.Aksoy
Gizlilik İlkeleri | Sponsorlar  Reklam | Rss - Atom | Kurumsal | Gruplar | Sözlük