fake Oakleys cheap Oakley sunglasses Christian Louboutin Outlet Christian Louboutin Outlet Louboutin Outlet Louboutin Outlet Christian Louboutin Outlet Louboutin Outlet Cheap Christian Louboutin Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Louboutin outlet Christian Louboutin shoes Wholesale Christian louboutin Christian Louboutin Outlet Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Cheap Christian Louboutin Louboutin outlet Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Discount Christian Louboutin Christian Louboutin outlet store Christian Louboutin outlet Christian Louboutin Outlet Christian louboutin wholesale Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Christian Louboutin Outlet Christian Louboutin outlet louboutin outlet louboutin outlet mbt shoes outlet ghd straighteners uk ghd straighteners uk louboutin outlet christian louboutin outlet nfl jerseys wholesale discount mlb jerseys wholesale nba jerseys discount nhl jerseys Discontinued MBT Shoes herve leger outlet cheap nfl jerseys cheap soccer jerseys thailand soccer jerseys Fake Oakleys
Aydera - DentalTürk [ Türkiye'nin Dental Portalı ]
 
Email:
Şifre:
Şifremi unuttum?
 
Dental Türk - Türkiye'nin Dental Portalı
Üye olmak için lütfen tıklayınız! DentalTürk Üyeler:
Sitemizi 186 ziyaretçi geziyor.
 
     
» Dental Türk
Ana Sayfa
Dental Kurslar
Dental Turizm
Dental Danışma 

» Free Hizmetler
Dental Pazar
Dental Borsa
Dental İş İlanları

» Dental Linkler
Diş Hekimleri
Diş Teknisyenleri
Dental Firmalar
Diş Laboratuvarları

» Dental Servisler
Dental Bilgiler
Dental Videolar

» Dental Arama
Sayfalarda ara:

Üyelerde ara:

E-Sözlükte ara:(İngilizce)

Bu sayfayı yazdır
Sık Kullanılanlara Ekle
Ana sayfam yap
 
Dental Makaleler
İmplant Ve Köprülerin Karşılaştırılması: Avantaj Ve Dezavantajları Hacked by Turksiberkonseyi.com/ Uyarı Açıklarınızı Kapatınız .

ÖZET

Doç.Dr.Tosun TOSUN

İmplant-üstü protezlerin hasta açısından en büyük avantajı kaybedilen dişlerin sabit kuron-köprü protezleri ile telafisidir. Sabit implant-üstü protez uygulamalarında, protetik üst yapının implant gövdesiyle ilişkisi açısından, implant postu üzerine simante edilen ve vidalanan kuron-köprü protezleri olmak üzere iki olasılık vardır. Çalışmamızda, çeşitli dişsizlik durumlarında kullanılan simante ve/veya vidalanan implant-üstü köprülerin karşılaştırması, avantaj ve dezavantajları ele alınmışır. Protetik problemler ile karşılaşıldığı durumlarda, implant postuna simanla yapıştırılmış olan köprüyü üzerine kuvvet gelmeden çıkarmak ideal çözümdür. Bundan dolayı özellikle diş-implant destekli köprülerde implant üstü parçalarının vidalı tipte yapılması uygun olacaktır. Ayrıca peri-implant oluk derinliği ölçümlerinin sağlıklı biçimde yapılabilmesi için üzerindeki protetik yapının sökülmesi şarttır .

Anahtar sözcükler: İmplant, İmplant-üstü protez, Protetik.

COMPARISON OF CEMENTED AND FIXED-REMOVABLE IMPLANT SUPPORTED BRIDGES: ADVANTAGES AND DISADVANTAGES.

ABSTRACT

The main advantages of implant supported prosthesis is the substitution of missing teeth by the fixed crown-bridge works. Fixed implant suppurted prosthesis are subdivided into two categories regarding abutment connection type: cemented prosthesis, fixed-removable prosthesis. In this study it has been evaluated both type of prosthesis regarding advantages and disadvantages. In the case of prosthetic complications it is recomended to move the cemented crowns without appling any force. Thus especially in tooth-implant supported bridges the use of fixed-removable components is advaisable. Also in order to measure precisely peri-implant sulcus depth it must remove the suprastructure.

Key words: Implants, Implant retained prosthesis, Prosthetic.

İmplant üstü sabit protez uygulamaları, protetik üst yapının implant gövdesiyle ilişkisi açısından, implant postu üzerine simante edilen ve vidalanan kuron-köprü protezleri olmak üzere iki olasılık vardır. Bu tarz protezler daha ziyade parsiyel dişsizlik vakalarında karşımıza çıkmaktadır. Total dişsizlik vakalarındaki implant üstü protez uygulamaları , sabit-müteharik kanatlı köprüler veya çeşitli ataşman sistemleri ( bar, O-ring, spark erosion, magnet, vs ) kullanılan hareketli protezler şeklinde olmaktadır. Çalışmamızda, çeşitli dişsizlik durumlarında kullanılan simante(resim2) ve/veya vidalanan(resim1) implant-üstü köprülerin karşılaştırması, avantaj ve dezavantajları ele alınmışır.

Resim1. Alt çene Kennedy ClassII vakasında iki adet implant üzerinde vidalanan (fixed-removable) köprü protezinin ağız içi görüntüsü. Okluzal yüzeylerde tutucu vidalar görülmektedir.

Osseointegre oral implantlarla ilgili ilk klinik çalışmalar, total dişsizlik vakalarının sabit protezler ile rehabilitasyonunu amaçlamıştır (5,6,7,8).

Branemark ve ark.(1) alt çene total dişsizlik vakalarının çözümünde interforaminal bölgeye altı ila minimum dört adet implant yerleştirilmesi ve üzerine hekim tarafından istenildiğinde tutucu okluzal vidaları sökülerek takıp çıkarılabilen sabit-müteharik (fixed-removable), kanatlı (cantilever) köprü protezlerini uygulamış ve önermişlerdir. Ancak bu tedavi planlamasında, özellikle rezorbe olmuş üst çenelerde, implantlar arasında aralıklar kalması nedeniyle, fonasyon problemleri; üst çenenin rezorbsiyonundan ötürü ortaya çıkan hacim kaybı ile estetik sorunlar oluşabilmektedir. Bu nedenle Stalblad ve ark.(20) üst çenenin aşırı rezorbe olduğu, ayrıca alt-üst çene ilişkilerinin uygun olmadığı durumlarda, dudak ve yanakların protez ile takviye edilerek estetik görünüm elde edilmek istendiğinde, fonetik sebeplerle ve azami yumuşak doku desteğinin gerektiği vakalarda sabit implant üstü protezlere göre avantajlı buldukları implant destekli overdenture protez uygulamasını önermişlerdir.

Resim2. Üst çene Kennedy ClassI vakasında implant-diş destekli simante edilmiş kombine köprü protezi. Posterior bölge dişlerinde hijyen açısından estetik materyal ile kaplanmamış kolelerde implant postlarının metal görüntüsü seçilebilmektedir.

Daha sonraları diğer araştırmacılar, çenelerin anterior bölgeleri dışındaki yerlere implant uygulamaları ve sabit kanatlı protezler yerine, hareketli overdenture protezlerinin uygulandığı tedavi biçimlerini araştırmışlardır. Kramer ve ark.(17) 11 hastada üst çene tüber, premoler ve insisiv bölgelerine uyguladıkları 6'şar implant üzerine barlı overdenture protezler yapmışlar, yöntemin kantilever etkisini ortadan kaldırarak daha uygun bir yük dağılımı gerçekleştirdiğini, fonasyon problemlerinin ortadan kaldırıldığını belirtmişlerdir .

Ancak, total dişsizlik vakalarında sabit-hareketli protezlere alternatif olarak geliştirilen implant-üstü hareketli protez uygulamalarında da birtakım sorunlarla karşılaşılmıştır. Jemtve ark.(15) aşırı derecede rezorbe olmuş, 92 adet üst çeneye, toplam 430 implant yerleştirerek bir yıl boyunca izlemişler, 69 implantın (%16) kaybedildiğini belirtmişlerdir. Aynı çalışmada sübjektif bir yorumda bulunularak sabit kantilever protezlere oranla daha fazla bakım istediği belirtilen overdenture protezlerde mukozal problemler ile akrilik kısımlarda ve klipslerde kırılma şeklinde sorunlarla karşılaşıldığı belirtilmiştir. Kliniğimizde implant-üstü hareketli protezler ile tedavi edilen hastalarda da benzer protetik komplikasyonlarla karşılaşılmış olmakla birlikte Jemt ve ark.'nın belirttiği gibi implant-üstü hareketli protez kullanımının sabit protezlere göre daha fazla bakım istediği yönünde bir saptama yapılmamıştır.

Dolayısıyla total dişsizlik durumunda uygulanan sabit-hareketli protezlerin eksikliklerinin giderilmesine çalışılmış, Cordioli ve Favero (11,13)Branemark sisteminin total dişsiz çenelerde öngördüğü sabit-hareketli protezlerin estetik sorunlarına metal main frame üzerine klasik total protezlerde olduğu gibi pembe akrilik kanatlar ekleyerek çözüm bulmuşlardır .

Total dişsizlik vakalarının rehabilitasyonunda uzun dönem başarısı kanıtlanan implantasyon yöntemi daha sonraları parsiyel ve tek diş eksikliği vakalarında da başarılı biçimde kullanılmaya başlanmıştır. Total dişsizliğin osseointegre implantlar ile rehabilitasyonunda elde edilen bilgiler, parsiyel dişsizlik tedavisinde öncü rol oynamasına rağmen, yapılan araştırmalar parsiyel dişsizlik durumunda geçerli tedavi prensiplerinin geliştirilmesi gereğini ortaya koymuştur. Zira, parsiyel dişsizlik vakaları, total dişsizlik durumuna göre biomekanik, protetik-estetik, mikrobiyolojik, implant lokalizasyonu ve buna bağlı olarak kemik kalite ve kantitesi gibi birçok açılardan farklılık göstermektedirler .

Çene kemiklerinin yoğunluğu üst-alt , ön-arka bölgelerde farklılık göstererek implant başarısına direkt etki etmektedirler. Total dişsizliklerde çoğunlukla çenelerin interforaminal ve interkuspidal bölgelerine implant yerleştirilmektedir. Bu bölgeler, öncelikle alt çene olmak üzere, kemik kalitesi açısından posterior çene bölgelerine göre daha elverişlidirler. Oysa parsiyel dişsizlik vakalarında, ekseriya çenelerin arka bölgelerine implant yerleştirilmesi zorunludur. Bu bölgeler üst çenede sinüslerin varlığı, alt çenede mandibüler kanal gibi anatomik oluşumlar nedeniyle, uzun boydaki implantların yerleştirilmesine elverişli değillerdir; bu da implantın kemik ile olan temas yüzeyinin ve dolayısıyla ankrajının azalması ve ayrıca krestal kemik kaybında implantın riske girmesini beraberinde getirir. Ayrıca, kemik kalitesi olarak da çenelerin anterior kısımlarına nazaran yetersizdirler. Görüldüğü şekilde total dişsizlikler ile parsiyel dişsizlik vakalarının anatomik ve morfolojik yapıları implantoloji açısından sonucu direkt etkileyecek farklılıklar içermektedirler .

Total dişsizlikte, parsiyel dişsizlik vakalarının implantlar ile tedavisine nazaran en büyük farklardan birisi, ankiloz dişlerde olduğu gibi kemik ile direkt temas halinde ve fonksiyon sırasında mobilite göstermeyen implantların varlığı, parsiyel dişsizlik durumunda ise rijid kemik bağlantılı implantların yanısıra periodonsiyum sayesinde alveol soketi içersinde fonksiyon sırasında belirli bir mobiliteye sahip dişlerin olmasıdır (19). Biomekanik açıdan farklılık yaratan bu durum karşısında, implantlar ile dişlerin hangi tip ilişki içersinde bulunmaları gerektiği, aynı protetik yapıya dahil edilip edilmemeleri veya hangi tip ataşmanlar ile bağlantı kurmaları gerektiği sorularına çeşitli araştırıcılar yanıt vermeye çalışmışlardır.

Ericsson ve ark.(12) 10 adet parsiyel dişsizlik vakasında uygulanan implant - diş destekli kombine protezleri 6 ila 30 ay takip ederek klinik sonuçların başarılı olduğunu ileri sürmüşlerdir. Doğal destekler üzerine simante, implantlar üzerine ise vidalanan tipte protezlerin kullanıldığı araştırmada, implantların çevre kemik ile olan rijid bağlantısına karşın dişler mobilite özelliğine sahip olduklarından bu iki farklı yapıyı aynı köprü protezi altında fonksiyona sokmanın biomekanik problemler ortaya koyabileceği üzerinde durulmuştur. Ağız kavsine yayılmış birden fazla implant ve diş ile desteklenen kombine protezlerde biyomekanik uyumun daha az önemli olduğu, çiğneme kuvvetlerinin öncelikle implantlar tarafından karşılanarak durumun tolere edileceği ileri sürülmüştür. Ancak bir diş ve bir implantı ilgilendiren durumlarda hangi tip bağlantının daha uygun olacağının henüz cevapsız kaldığı belirtilerek bu tip bir vakada yüklerin öncelikle rijid implant tarafından karşılanacağı ileri sürülmüştür. Çalışmada 4 vakaya dişlerde görülen mobilite nedeniyle implant - dişler arasına hassas ataşman yerleştirilmiştir. Az sayıda vaka üzerinde yapılan çalışmada ideal implant - diş destekli protez bağlantıları için öneri getirilememiştir. Kısa dönem sonuçları itibarı ile diş ve implantları aynı protetik yapı içersinde kullanmanın başarılı bir tedavi yöntemi olduğu belirtilmiştir.

van Steenberghe ve ark.(21) 38 parsiyel dişsizlik vakasına yerleştirilen 133 adet implantın 6 ila 36 ay arası değişen sürelerde izlenildiği çalışmada üst çene için %87, alt çenede %92 başarı oranını rapor etmişlerdir. Çalışmada 53 sabit parsiyel köprü protezlerinden 31'inin (%58) dişlerle bağlantılı olduğu, implant-üstü yapıların vidalı, dişlerin ise simante edildiği ve biomekanik olarak herhangi bir problem ile karşılaşılmadığı belirtilmekle beraber, çevre kemik dokusu ile olan ilişkide diş - implantlar arasındaki biomekanik farklılık üzerinde durularak hassas ataşman kullanımının yararlı olabileceği belirtilmiştir. Ancak hangi tip protetik çözümün daha avantajlı olabileceği konusunun henüz cevaplanamadığı eklenmiştir .

Jemt ve ark.(15) 19 alt ve üst çene parsiyel dişsizlik vakasında 354 implant üzerine implant-implant destekli sabit-hareketli köprü protezleri yapmışlar, 1 yıllık follow-up sonunda %98.6'lık başarı oranı saptamışlardır. Çalışmada sıklıkla karşılaşıldığı belirtilen problemler post vidasının kırılması ve estetik sorunlar olmuştur. Çalışmada implant -diş bağlantısından kaçınılarak sebep olarak bunun implant etrafında aşırı stres konsantrasyonuna yol açacağı gösterilmiştir.

Astrand, Gunne ve ark.(2,14) 23 alt çene Kennedy I vakasında her iki segmente de ikişer implant yerleştirmiş, iyileşme dönemini takiben randomize olarak tek tarafta bir implantı kemik içersinde kapalı bırakıp, ön bölgedeki ilk diş ile köprü bağlantısı yaparak simante etmiş, diğer tarafta ise sabit-hareketli, implant-implant destekli köprüler yapmışlardır. Üç yıllık follow-up sırasında toplam 46 köprü protezinden 4'ü implant-implant destekli, 2'si implant -diş destekli olmak üzere toplam 6 adedi kaybedilmiştir. 69 implanttan 8'i kaybedilerek 3 yıllık dönemde %88.4'lük başarı elde edilmiştir. Standardize radyografi kontrollerinde ilk iki yıllık yükleme sonrasında implant-diş destekli köprülerdeki implantlar etrafında diğer tip köprülerdekine oranla istatistiksel olarak anlamlı biçimde daha az kemik kaybı bulunmuştur. Sonuç olarak implantları dişler ile birlikte aynı köprü protezinde kullanmanın hiç bir sakıncası olmadığı, hatta perimplanter kemik kaybı açısından implant-implant destekli köprülere nazaran daha avantajlı olduğu öne sürülmüştür .

Cohen ve ark.(10) diş-implant bağlantılı köprü protezleri için hassas ataşman kullanımı ve dişlerin teleskop kronlar ile kaplandıktan sonra, kopinglerin geçici simantasyonu ile elde edilecek non-rijid bağlantı sistemini önermişlerdir.

Babbush , Kirsh ve ark. (3)intramobil eleman kullanılan implantlar serbest sonlanan çenelerde distal destek olarak kullanıldığında, mesialdeki dişe T-blok adı verilen rjid hassas ataşman ile bağlantı yapılması prensibini benimsemişlerdir. Babbush ve Shimura (4)bu şekilde tedavisi yapılan tek taraflı serbest sonlanan 118 vakada 258 implantı, çift taraflı serbest sonlanan 65 vakada 296 implantı 5 yıl izlemişlerdir. Bu süre içersinde tek taraflı vakalarda 8, çift taraflı vakalarda ise 5 adet implant kaybedilmiştir. Kaplan-Meier yaşam tablosu analizine göre yapılan istatistik değerlendirmede 5 yıllık sürede % 95 başarı oranı bulunmuştur.

Buser ve ark. (9)40 adet implant ile oluşturulan 19 implant-implant destekli, 31 implamtın yer aldığı 28 kombine protez ile ilgili çalışmalarında, implantların üstyapı ile olan ilişkileri ve kombine protezlerdeki diş bağlantısı ile ilgili olarak herhangi bir açıklama getirmemişlerdir. Çalışmada erken dönem sonuçların başarısı vurgulanmıştır.

Yukarıdaki çalışmada da olduğu gibi implant-üstü sabit köprü protezlerini araştıran literatürde, protez ile altındaki destek yapıların bağlantı biçimi üzerinde fazla durulmamaktadır. Konu ile ilgili olarak herhangi bir karşılaştırmalı çalışma bulunmamakta, ancak bazı müelliflerin derleme biçiminde, kişisel tecrübe ve görüşlerinin yer aldığı yayınlar bulunmaktadır. Literatürde bu konuya detayları ile değinilmemesinin temelinde, günümüzde bilimsel yayınlara en çok konu olan implant sistemlerinin ürün çeşitleri arasında vidalı implant postlarının ağırlıkta olmasıdır. Dolayısı ile bilimsel yayınlarda ağırlıklı olarak bu implant sistemleri ve onların kullandıkları vida ile sabitlenen köprü protezi konfigürasyonları yer almaktadır.

Kliniğimizde yapılan çalışmada (18), parsiyel dişsizlik vakalarına uygulanan implantlarda osseointegrasyona yönelik bir sorun gözlenmezken,bazı protetik problemler oluşmuştur. Bunların başında implant -diş destekli destekli köprü üzerine gelen çiğneme kuvvetlerinin hareketli dişin üzerindeki simanı çözmesi gelmektedir. Böyle bir durumda implant postuna simanla yapıştırılmış olan köprüyü üzerine kuvvet gelmeden çıkarmak ideal çözümdür. Bundan dolayı diş-implant destekli köprülerin de implant üstü parçalarının vidalı tipte yapılması uygun olacaktır. Yine bu tip bir köprüdeki estetik materyalin nedenini belirleyemediğimiz bir şekilde atmasından ve tamir gerekliliğinden dolayı vidalı üst yapıların yararı ortaya çıkmaktadır .

Periodontolojide dişeti oluğu ölçümleri, sondanın mümkün olduğu kadar dişin uzun aksına paralel tutulması ve oluk dibinde hafif bir direnç hissedilinceye kadar sokulmasıyla yapılır. Ancak diş kuronunun dış bükey şeklinden ötürü her zaman dik yönde ölçüm yapmak imkanı olmayabilir. Bu durum implantlar için de geçerlidir. Özellikle implant çaplarının 3 mm ile 4 mm arasında olduğu düşünülürse, bunlar üzerine yapılan protezler her zaman daha taşkın olmaktadırlar. Dolayısı ile peri-implant oluk derinliği ölçümlerinin sağlıklı biçimde yapılabilmesi için üzerindeki protetik yapının sökülmesi şarttır .

Sonuçta implant-üstü sabit köprü protezi uygulamalarında üstyapının vidalanan tipte olması

a- implant mobilitesinin bağımsız olarak değerlendirilebilmesi

b- protetik yapının cerrahi müdahale gerekliliği ile sökülmesi gereken durumlarda

c- eksplantasyon gereken durumlarda

d- sağlıklı sulkusderinliği ölçümü

e- protez hasarlarının tamiri için sökülmesi gerektiğinde

avantajlar sağlamaktadır.

Simante edilen tip üstyapıların kullanım gerekliliği, özellikle üst çene ön bölge implant uygulamalarında implant uzun aksının vestibülde konumlanması itibarıyla kapayıcı vidanın da vestibülde kalması ile estetik nedenlerden ortaya çıkmaktadır. Bu tip uygulamaların en büyük sakıncası üstyapının sökülememesinden dolayı karşılaşılan zorluklardır. Kuronlara palatinal yüzden vidalanan tutucu vidalarla bu sorun da çözülmüştür.

KAYNAKLAR:

1-Alberktsson T, Dahl E, Enbom L, Engvall S, Engquist B, Eriksson RA, Feldman G, Freiberg N, Glantz P-O, Kjellman P., Kristersson L., Kvint S., Kondell P-A., Palmquist J., Werndahl L., Astrand P: Osseointegrated oral implant. A Swedish multicenter study of 8139 consecutively inserted Nobelpharma implants. J Periodontol 1986;59:287-296.

2-Astrand P, Borg K, Gunne J, Olssson M: Combination of natural teeth and osseointegrated implants as prosthesis abutments: A 2-year longitudinal study. Int. J. Oral Maxillofac. Implants 1991;6:305-312.

3-Babbush CA, Kirsh A, Mentag PJ, Hill B:Intramobile Cylinder (IMZ) two-stage osseointegrated implant system with the intramobile element (IME): Part I. Its rationale and procedure for use. Int J Oral Maxillofac Implants 1987;4:203-216.

4-Babbush CA, Shimura M:Five-year statistical and clinical observations with the IMZ two-stage osseointegrated implant system. Int J Oral Maxillofac Implants 1993;8:245-253.

5-Branemark P-I, Breine U, Adell R, Hansson BO, Lindström J,Ohlsson A: Intra-osseous anchorage of dental prostheses.I. Experimental studies. Scand J Plast Reconstr Surg 1969;3:81-100.

6-Branemark P-I, Hansson B, Adell R, Breine U et al: Osseointegrated implants in the treatment of the edentulous jaw. Experience from a 10 years period. Scand J Plast Reconstr Surg 1977;16:125-132.

7-Branemark P-I: Osseointegration and its experimental background. J Prosthet Dent 1983;50:399-410.

8-Branemark P-I: Introduction to osseointegration, in Branemark P-I ,Zarb G, Albrektsson T (eds);Tissue-Integrated Prostheses. Osseointegration in Clinical Dentistry. Chicago,Quintessence Pub.Co.,Inc.1985 p11-14

9-Buser D, Weber H-P, Lang NP:Tissue integration of non-submerged implants.1- year results of a prospective study with 100 ITI hollow-cylinder and hollow-screw implants. Clin Oral Impl Res1990;1:33-40.

10-Cohen SR, Orenstein JH:The use of attachments in combination implant and natural-tooth fixed partial dentures: A technical report. Int. J. Oral Maxillofac. Implants. 1994;9:230-234.

11-Cordioli GP, Brugnolo E, Mazzocco C, Rossi PC: Esthetic considerations with implant-supported prostheses, in Albrektsson T, Zarb GA (eds); The Branemark Osseointegrated Implant. Chicago,Quintessence Pub.Co.,Inc.1989 p221-228.

12-Ericsson I, Lekholm U, Branemark P-I, Lindhe J, Glantz P-O, Nyman S: A clinical evaluation of fixed bridge restorations supported by the combination of teeth and osseointegrated titanium implants. J Clin Periodontol 1986;13:307-312.

13-Favero GA, Corddioli GP: Estetica dei settori frontali con ricostruzioni in metallo ceramica. Proceedings of the XX National Congress of the SIOCMF. Monduzzi Ed.1061,1985.

14-Gunne J, Astrand P, Ahlen K, Borg K, Olsson M: Implants in partially edentulous patients. A longitudinal study of bridges supported by both implants and natural teeth. Clin Oral Impl Res1992;3:49-56.

15-Jemt T, Linden B, Lekholm U: Failures and complications in 127 consecutively placed fixed partial prostheses supported by Branemark implants: From prosthetic treatment to first annual checkup. Int. J. Oral Maxillofac. Implants 1992;7:40-44.

16-Johns RB, Jemt T, Heath MR, Hutton JE, McKenna S, McNamara DC, van Steenberghe D, Taylor R, Watson RM, Herrmann I: A multicenter study of overdentures supported by Branemark implants. Int J Oral Maxillofac Implants 1992;7:513-522.

17-Kramer A, Weber H, Benzing U:Implant and prosthetic treatment of the edentulous maxilla using a bar-supported prosthesis. Int J Oral Maxillofac Implants 1992;7:251-255.

18-T Özdemir, A Anıl, T Tosun, H Gözdeniz, Ö Dilek, P Sandallı: Serbest sonlanan çenelerde implant-diş destekli köprülerin değerlendirilmesi. Oral İmplantoloji Der 1994;1:24-27.

19-Sandallı P:Periodontoloji. İstanbul, Erler Matbaası.1981 p27

20-Stalblad P-A, Jansson T, Jemt T, Zarb GA: Osseointegration in overdenture therapy, preliminary comments. Swed Dent J 1985;28(Suppl):169-170.

21-van Steenberghe D:A retrospective multicenter evaluation of the survival rate of osseointegrated fixtures supporting fixed partial prostheses in the treatment of partial edentulism. J Prosthet Dent 1989;61:217-223.

Kaynak:http://denta-dent.com/
 
  Bize Ulaşın
Dental Türk Portal Türkiye'nin Diş Hekimliği Rehberi. London / UK Tel: +44 78 9100 2293
 
Bu site en iyi 800x600 çözünürlük, IE5 ve üzeri versiyon tarayıcıda görüntülenebilir.
Tüm haklar?saklıdır.Copyright 2004-2018 ©Dental Türk - Aydera Designed by C.Aksoy
Gizlilik İlkeleri | Sponsorlar  Reklam | Rss - Atom | Kurumsal | Gruplar | Sözlük