fake Oakleys cheap Oakley sunglasses Christian Louboutin Outlet Christian Louboutin Outlet Louboutin Outlet Louboutin Outlet Christian Louboutin Outlet Louboutin Outlet Cheap Christian Louboutin Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Louboutin outlet Christian Louboutin shoes Wholesale Christian louboutin Christian Louboutin Outlet Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Cheap Christian Louboutin Louboutin outlet Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Discount Christian Louboutin Christian Louboutin outlet store Christian Louboutin outlet Christian Louboutin Outlet Christian louboutin wholesale Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Christian Louboutin Outlet Christian Louboutin outlet louboutin outlet louboutin outlet mbt shoes outlet ghd straighteners uk ghd straighteners uk louboutin outlet christian louboutin outlet nfl jerseys wholesale discount mlb jerseys wholesale nba jerseys discount nhl jerseys Discontinued MBT Shoes herve leger outlet cheap nfl jerseys cheap soccer jerseys thailand soccer jerseys Fake Oakleys
Aydera - DentalTürk [ Türkiye'nin Dental Portalı ]
 
Email:
Şifre:
Şifremi unuttum?
 
Dental Türk - Türkiye'nin Dental Portalı
Üye olmak için lütfen tıklayınız! DentalTürk Üyeler:
Sitemizi 36 ziyaretçi geziyor.
 
     
» Dental Türk
Ana Sayfa
Dental Kurslar
Dental Turizm
Dental Danışma 

» Free Hizmetler
Dental Pazar
Dental Borsa
Dental İş İlanları

» Dental Linkler
Diş Hekimleri
Diş Teknisyenleri
Dental Firmalar
Diş Laboratuvarları

» Dental Servisler
Dental Bilgiler
Dental Videolar

» Dental Arama
Sayfalarda ara:

Üyelerde ara:

E-Sözlükte ara:(İngilizce)

Bu sayfayı yazdır
Sık Kullanılanlara Ekle
Ana sayfam yap
 
Dental Haberler

Çocuklarınızın Süt Dişlerini Atmayın!

Vücudun tüm dokularına, her türlü hücreye dönüşebilen, hasarlı bölgeleri tamir ederek başta kalp-damar, kemik hastalıkları, diş hastalıkları, omurilik hastalıkları, genetik hastalıklar, metabolik hastalıklar, bazı bağışıklık sistemi hastalıkları, lösemi ve Akdeniz anemisi gibi hastalıklar olmak üzere pek çok sağlık sorununun tedavisine ışık tutan kök hücreleri, aslında çok da uzakta aramaya gerek yok. Çünkü yapılan çalışmalar, başta yeni doğan bebeklerin kordon kanında, omurilikte, kemik iliğinde ve kanda bulunan kök hücrelerin, ağzımızdaki dişin özünde de bol miktarda bulunduğunu gösteriyor. Üstelik bu kök hücrelere ulaşmak vücudun diğer bölgelerindeki kök hücrelere ulaşmaktan çok daha kolay.
Kök hücrelerle ilgili çalışmalar dünyada olduğu gibi Türkiye'de de hızla ilerliyor. Özellikle de diş hekimliği alanında olumlu gelişmeler var. Her ne kadar bu çalışmalar şimdilik deneme aşamasında olsa da, uzmanların söylediklerine göre en fazla beş sene sonra bazı kök hücre tedavileri diş hekimliğinde yerini alacak. Yani yakın bir gelecekte özellikle diş eti, çene kemiği, çarpık diş ve çürük tedavileri, kök hücrelerle ortadan kaldırılabilecek. Hekimlerin söylediklerine göre dişsizlik ise adeta tarihe karışacak.
Çünkü 2002 yılında Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde, farelerin ağzına nakledilen kök hücrelerle diş oluşturularak, ağızdaki diş eksiklikleri tamamlandı. Diş hekimliği alanında çok umut vaat edici çalışmaların olduğundan söz eden Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nejat Erverdi, "2000 yılında dişin pulpa dokusunun, yani damar sinir paketinin yer aldığı diş özünün, zengin bir kök hücre kaynağı olduğu ortaya çıktı. Dolayısıyla mutlaka 'süt dişi doku bankaları' oluşturularak bu dişler saklanmalı" diyor...

Bankada saklanacak

Kök hücrelerin, kan hücrelerin yanı sıra, kalp kası hücrelerine, beyin hücrelerine, sinir sisteminde nöronlara, kas hücrelerine, kalp kaslarına, karaciğer, kemik, kıkırdak, pankreas hücreleri gibi aklınıza gelen daha birçok hücreye dönüşebileceği gösteriliyor. Kök hücreleri ayrıca embriyolardan da elde etmek mümkün. Ancak potansiyelleri kanda veya omurilikte bulunan kök hücrelerden (erişkin tipi kök hücre) çok daha güçlü olan bu embriyonik kök hücrelerin kullanımı birçok ülkede hâlâ tartışma konusu, hatta yasak. Kök hücrelerin diş hekimliğiyle olan ilgisi ise son yıllarda ortaya çıktı.
2000 yılında Amerikan Ulusal Sağlık Enstitüsü'nden diş hekimi ve kök hücre uzmanı Dr. Songtao Shi'nin yaptığı bir çalışmadan söz eden Prof. Erverdi, Dr. Shi ve ekibinin büyük bir başarıya imza attığını da sözlerine ekliyor: "Dr. Shi çekilmiş olan bir daimi dişi alıp bunun pulpa dokusunu, yani damar sinir paketinin yer aldığı diş özü dediğimiz dokuyu çıkarıyor ve bunu bir besi ortamına ekiyor. Bu besi ortamında bunu büyüttükten sonra görüyor ki diş özü dediğimiz doku kök hücre açısından çok zengin. Bu çok büyük bir gelişme. Kök hücrelerin diş dokusunda olması, kolay ulaşılabilir olmaları açısından da çok büyük bir avantaj. Ayrıca Dr. Shi, diş değiştiren 6 yaşındaki kızının süt dişi üzerinde de çalışmalar yapıyor. Bu süt dişinin özündeki kök hücreleri bir besi ortamına ekiyor ve inanılmaz hızla çoğalan, farklılaşan bir kök hücre grubuyla karşılaşıyor. Gelişmelere bakılırsa 5-10 seneyi geçmeyecek yakın bir gelecekte bu alanda çok somut bulgular ortaya çıkacak. Özellikle de süt dişleri atılmayacak, diş bankalarında saklanacak"...
Diş hekimliğinde bugün en büyük sorun, kaybedilen dişin yerine yenisinin konması. Genellikle bu durumlarda protezlere başvuruluyor. Ancak bu da ileride tarihe karışması beklenen yöntemler arasında yer alıyor. Çünkü kök hücrelerle diş oluşturmaya da az kaldı. Erverdi, "
2002 yılında Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden bilim adamları, 20 yaş dişinden elde ettikleri kök hücreleri farelerin ağzına yerleştirdiler. 30 haftalık bir süreçten sonra farelerin ağzında yüzde 90 oranında dişe benzeyen oluşumların meydana geldiğini gördüler" diyor.
Kişinin genetik yapısı dişlerin çarpık ya da çürüğe yatkın olması açısından çok önemli. Dolayısıyla bilim adamları, sağlıksız dişlere yol açan bu 'bozuk' genleri de kök hücrelerle tamir etmeyi hedefleyerek genetik bozuklukları 'kökten' çözmeye çalışıyorlar. Kök hücre nakliyle diş eti hastalıklarını durdurmak, hasar görmüş dokuların yeniden oluşmasını sağlamak da en büyük hedefler arasında. Hayvan deneylerinin sonuçları ise oldukça yüz güldürücü. Örneğin Amerikalı bilim adamları, hasarlı çene yapısına sahip olan köpeklere naklettikleri kök hücreler sayesinde hasarlı bölgenin 'tamir' edildiğini gözlemlediler.

Dişsizlik tarihe karışacak

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş, Çene Hastalıkları Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakkı Tanyeri, üniversitenin hematoloji, tıbbi biyoloji ve tıbbi genetik anabilim dalı öğretim üyeleriyle birlikte çok ciddi kök hücre çalışmaları yürüttüklerini söylüyor. Şu sıralar kromozomlar üzerinde birtakım çalışmalar yaptıklarını söyleyen Prof. Tanyeri, "Genetik yapısı bozuk vakaları inceliyoruz. Kök hücrelerle kemik hasarlarını tamir etmeye çalışıyoruz. Şu an bu çalışmalar deneme aşamasında ama 1-2 sene içinde daha güzel sonuçlar alabileceğiz" diyor. Dünyadaki 70 yaşın üzerindeki bireylerin yüzde 86'sında diş eti rahatsızlıklarına bağlı diş kayıpların meydana geldiğini söyleyen Tanyeri, pek çok çocuğun süt dişi eksik olarak doğduğunu, bazı insanların doğuştan çenesinin çok küçük ya da çok büyük olduğunu, işte genetik bilimi ve doku mühendisliğiyle özellikle bu gibi vakalara çözüm bulmaya çalıştıklarını da sözlerine ekliyor.
Tanyeri'ne göre kök hücre tedavileri diş hekimliği alanında en fazla
2-3 yıl içinde yerini alacak: "Örneğin alt çenede meydana gelen bir kist ya da bir oluşum sonrası o bölgeye birtakım cerrahi müdahaleler veya bir tedavi uygulandıktan sonra orada zayıf bir bölge kalıyor. Yani kırılma tehlikesine her an hazır bir bölge ortaya çıkıyor. Kök hücre nakliyle ileride oradaki hücreleri yenileyip, tekrar aynı kemik yapısı oluşturulabilecek. Bazı hastalarda ise diş etleri, yani dişin zemini geri çekiliyor. Bu zemin de kök hücrelerle tekrar oluşturulacak. Kök hücreyle dişlerdeki, çenedeki hasarlar giderilecek, çürükler tedavi edilecek, eksik dişler yerine konacak. Bunlar, hayvan deneylerinde başarıldı. Örneğin Amerikalı bilim adamları, domuzların çenelerindeki üçüncü azı dişlerinden elde ettikleri kök hücreleri sıçanlara naklettiler. 20 hafta içinde 2 milimetre boyunda dişlerin meydana geldiği görüldü. Buna benzer pek çok çalışma var".
İleride birtakım tedavilerde kök hücrelerden yararlanmak üzere oluşturulabilecek "Diş Bankacılığı" ise Prof. Tanyeri'ye de mantıklı geliyor. Çünkü dişlerimiz bize, ileride vücudumuz için 'tamir dokusu' sağlayabilecek. Ancak bunun altyapısının çok iyi oluşturulması, bu dokuların nasıl saklanacağının iyi belirlenmesi şart. Ayrıca bu konuda ciddi yönetmeliklerin de çıkması çok önemli. Çünkü uzmanlar, 'süt dişi bankacılığı'nın, kordon kanı bankacılığı gibi ticarete dönüşmesinin mutlaka engellenmesi gerektiğini söylüyorlar...

 
  Bize Ulaşın
Dental Türk Portal Türkiye'nin Diş Hekimliği Rehberi. London / UK Tel: +44 78 9100 2293
 
Bu site en iyi 800x600 çözünürlük, IE5 ve üzeri versiyon tarayıcıda görüntülenebilir.
Tüm haklar?saklıdır.Copyright 2004-2018 ©Dental Türk - Aydera Designed by C.Aksoy
Gizlilik İlkeleri | Sponsorlar  Reklam | Rss - Atom | Kurumsal | Gruplar | Sözlük