fake Oakleys cheap Oakley sunglasses Christian Louboutin Outlet Christian Louboutin Outlet Louboutin Outlet Louboutin Outlet Christian Louboutin Outlet Louboutin Outlet Cheap Christian Louboutin Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Louboutin outlet Christian Louboutin shoes Wholesale Christian louboutin Christian Louboutin Outlet Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Cheap Christian Louboutin Louboutin outlet Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Discount Christian Louboutin Christian Louboutin outlet store Christian Louboutin outlet Christian Louboutin Outlet Christian louboutin wholesale Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Christian Louboutin Outlet Christian Louboutin outlet louboutin outlet louboutin outlet mbt shoes outlet ghd straighteners uk ghd straighteners uk louboutin outlet christian louboutin outlet nfl jerseys wholesale discount mlb jerseys wholesale nba jerseys discount nhl jerseys Discontinued MBT Shoes herve leger outlet cheap nfl jerseys cheap soccer jerseys thailand soccer jerseys Fake Oakleys
Aydera - DentalTürk [ Türkiye'nin Dental Portalı ]
 
Email:
Şifre:
Şifremi unuttum?
 
Dental Türk - Türkiye'nin Dental Portalı
Üye olmak için lütfen tıklayınız! DentalTürk Üyeler:
Sitemizi 45 ziyaretçi geziyor.
 
     
» Dental Türk
Ana Sayfa
Dental Kurslar
Dental Turizm
Dental Danışma 

» Free Hizmetler
Dental Pazar
Dental Borsa
Dental İş İlanları

» Dental Linkler
Diş Hekimleri
Diş Teknisyenleri
Dental Firmalar
Diş Laboratuvarları

» Dental Servisler
Dental Bilgiler
Dental Videolar

» Dental Arama
Sayfalarda ara:

Üyelerde ara:

E-Sözlükte ara:(İngilizce)

Bu sayfayı yazdır
Sık Kullanılanlara Ekle
Ana sayfam yap
 
Dental Haberler

Atatürk Ve Diş Sağlığı Hakkında

Dişlerinden çok çeken Atatürk ün ağız diş sağlığı raporu kayıp
İlk Cumhurbaşkanı olarak TBMM de kürsüye çıkan Mustafa Kemal, kısa bir nutuk verdi. Çünkü dişi ağrıyordu.

Prof. Aydıntuğ un araştırması Atatürk ün ağız sağlığı ve bunun yaşamına etkileriyle ilgili pek çok bilinmeyeni gün ışığına çıkardı.
Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) Ağız Diş Çene Hastalıkları Cerrahisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yavuz Sinan Aydıntuğ un, yaptığı inceleme, Atatürk ün ağız ve diş sağlığı konusunda birçok bilinmeyeni gözler önüne serdi. İncelemesine ilişkin makale yazan Prof. Aydıntuğ, Atatürk ün ağız diş sağlığına dair bilinmeyen konulara da ışık tuttu.

Aydıntuğ un çalışmasına göre, Atatürk ün dişçiliğini, 2. Abdülhamit in de dişçisi olan Musevi asıllı Sami Günzberg yapmış. Atatürk ün ağzında iki altın kaplama protezi olduğu belirlenirken, Numune hastanesinde olduğu bilinen Atatürk ün ağız sağlığına ilişkin raporda bulunamıyor.

Diş Ölçüsü alçıyla alındı

Aydıntuğ un, değerlendirmeleri özetle şöyle:

Atatürk ün ağız ve diş sağlığı konusunda bilgi edinebilmek için Sabiha Gökçen Hanımefendi den randevu alarak evinde sohbetlerinden yararlandık.

Atatürk ün manevi kızı olduğu 1925 yılında Atatürk ün protez taşıdığını, Dr Sami Bey in Beyoğlu nda muayenehanesi olduğunu, kendilerinin de tedavi için oraya gittiklerini, Dr Günzberg in zaman zaman saraya gittiğini, hatta buraya bir diş koltuğu koyulduğunu, Atatürk ün ölçüsünün o zamanın şartlarında alçı ile alındığını ve bunun da Atatürk te kusma refleksi doğurduğunu, bu ölçülerin Fransa ya gönderildiğini ve Atatürk ün ölümünden 1-2 ay önce ağzında kanamalar meydana geldiğini belirttiler.

iki diş altın  kaplama

Prof. Dr. Yurdakul da Atatürk e ait iki adet protez bulunmaktadır. Gözü gibi sakladığı Atatürk e ait protezler incelendiğinde her iki protezin de altın kaplamalı olduğu gözlenmektedir. 1935 yılı yazında Atatürk ün ağrıyan dişi için diş hekimi Ziya Cemal Büyükaksoy Dolmabahçe Sarayı na çağrılır.

Yaptığı muayenede alt çeneye oturtulan ağırca bir protez ve dişlerden birinin çürük olduğunu görür. Protezi yapan Sami Günzberg dişi muhafaza etmek istedikçe, ağrı kesilmiyordu. Atatürk, Büyükaksoy a kendisine ne yapmak lazım geldiğini sorunca o da susar ve boynunu büker. Atatürk durumu anlar  Çek öyle ise beni bir an evvel şu ıstıraptan kurtar  der. Ziya Cemal Büyükaksoy, ağrıyan dişi çeker ve yerini diker.

 Atatürk ün ağız sağlığını genel vücut sağlığından ayrı düşünmeden, O nun savaş alanlarında geçirdiği stresli ve yorucu yıllar çerçevesinde düşünmeli ve değerlendirmeliyiz  diyen Aydıntuğ, ayrıca Osmanlı ların son devresiyle yeni Türkiye Cumhuriyeti nde diş hekimliğinin durumunun da hesaba katılmasının önemine değinmişti .

Aydıntuğ, çalışmasında, Prof Dr Bedii Şehsuvaroğlu nun  Atatürk ün Sağlık Hayatı  kitabından,  Ulu Önder in dişlerinden rahatsız olduğunu ve son senelerinde ağzında bir total protez taşıdığını, dişçisinin de 2 Abdülhamit in dişçisi olan Musevi asıllı bir pratisyen Sami Günzberg olduğunu  aktarır

Aydıntuğ un çalışmasına göre, Enver Behnan Şapolyo nun  Kemal Atatürk ve Milli Mücadele Tarihi  ismini taşıyan kitabındaki  Fizyolojik Arıza  başlıklı bölüm ise şöyle:

 Büyük Millet Meclisi, Cumhuriyet i ilan ettikten sonra ilk Reisi cumhurluğa Atatürk ü seçti Kendisini Meclis e davet ettiler O gün bir nutuk verecekti Fakat tarihi günde nutukların en kısasını verdi Bunun sebebini Bayan Afet e şu şekilde anlatmıştı:

-Ben sana bilmediğin bir şeyi anlatayım: Tarihi hadiselerin cereyanı arasında, bazen fizyolojik arızalar mühim rol oynarlar tabiat ya mani olur yahut yardım eder Cumhuriyet i ilan etmek lazımdı Hadiselerin seyri bunu icap ettiriyordu Meclis te münakaşalar cereyan ederken beni davet ettiler O heyecanlı celsede söz söylemek benim aradığım işti Uzun söz söyleyemedim Cumhur reisi seçildiğim zaman Meclis te söylediğim nutuk da en kısa beyanatlarımdan biridir Neden? Çünkü dişlerimi yeni çektirmiştim Yeni yapılan dişlerim tecrübe devresinde idi Söz söylemeye başladığım vakit ya ıslık gibi bir ses çıkıyor, yahut da ağzımdan düşüyordu. Bu sırada yapılacak hiçbir çare yoktu Bu tabii hadise siyasi hayatımın en mühim safhasına, böylece bir mani teşkil etti Kim bilir, uzun söylemediğim belki de isabetli olmuştur 

 En tehlikeli zamanlarda bile muhitini yüreklendirdi  
Aydıntuğ un çalışmasında, Niyazi Ahmet Banoğlu nun  Nükte, Fıkra ve Çizgileriyle Atatürk  adlı kitabındaki, Atatürk ün hastalığının son dönemlerinde yaşanan bir olay Dr Mim Kemal in ağzından şöyle aktarıldı:
 Bir gün muayenehanemde hastalarımla meşgulken telefonda Neşet Ömer,  Ufak bir arıza oldu Kan dondurucu ilaçları alarak saraya gel  diyordu Telaşla bu ilaçları eczaneden yaptırarak saraya koştum

Diş protezi, diş etinde bir et kabarıklığı yapmış, dişçi arkadaşımız hastalığının esasını ve bu hastalıkta kan durmasının müşkülatını bilmediği için bu kabarık eti kesmiş ve koparmış Müthiş bir kanama olmuş Dişçi korkmuş, benim hemen çağrılmam gerektiğini söylemiş Bir taraftan yapılması icap eden tedbirlerini tatbik etmeyi unutmamış, kan durmuş Atatürk, en tehlikeli zamanlarda bile muhitini yüreklendirirdi İşte bu defa da etrafında telaş edenlere sükunet tavsiye etmek suretiyle itidalini muhafaza ediyordu Hem de ehemmiyetsiz bir müdahalenin beklenilmeyen bir neticesi karşısında telaş eden, korkan dişçiyi yüreklendirmiş Ben geldiğim vakit kanama tamamen durmuştu Tamponun kaldırılmasına ihtiyaç yoktu Onu yerinde bıraktık Ondan sonra kanama tekrarlamadı 

Atatürk 1935 yılında ise ağrıyan dişi için çağırdığı diş hekimi Ziya Cemal Büyükaksoy a  Ne yapmak lazım geldiğini  sorar

Büyükaksoy un boynunu bükmesi üzerine durumu anlayan Atatürk,  Çek öyle ise, beni bir an evvel şu ıstıraptan kurtar  der Büyükaksoy ağrıyan dişi çeker ve yerini diker

Lider hekim ilişkisi
Ayduntuğ un çalışmasında, 3 Uluslararası Atatürk Sempozyumu nda  Atatürk ün Genç Yaşta Ölümüne Neden Olan Hastalığının, Günümüze ve Geleceğe Yönelik Lider-Hekim İlişkileri Açısından Değerlendirilmesi  başlıklı bir bildiri sunan Dr Mehmet S Bayraktar ın şu tespitine de yer verildi:
 Lider-hekim ilişkilerindeki zorluğun ve çekingenliklerin, geçmişe ait bu acı örneği unutmayarak, günümüzde ve geleceğe yönelik ilişkilerde büyük sorumluluğun tıp doktorlarına ait olduğunu düşünüyor, bunun siyasal, ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda ülkeyi etkilediğine inanıyorum

Tıp tarihi alanında Atatürk ün sağlığını tez konusu yapan tek kişi olan Dr Eren Akçiçek ise Mustafa Kemal Atatürk ün sağlığı, yeme alışkanlıkları, evi, giyim tarzı, arkadaşları, ölümünden sonra yaşanan tartışmalar, ölümü ile ilgili spekülasyonları titizlikle araştırdı Cumhurbaşkanlığı Arşivi nde Atatürk ün sağlığı ile ilgili raporları inceleyen Akçiçek, 4 yıllık çalışmasıyla  Atatürk ün sağlığı, hastalığı ve ölümü  isimli kitabıyla Atatürk ün bilinmeyen yönlerini ortaya koydu

Akçiçek, tezi hakkında şunları söylüyor:

Tezinizi neden Atatürk üzerine hazırladınız?


- 1963 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi ne girdim 1969 da mezun oldum Daha sonra aynı fakültede 1973 yılında 1 İç Hastalıkları Kliniği nde merhum Prof Vehbi Göksel in yanında iç hastalıkları ihtisası yaptım ve uzman oldum Bunu takiben yedek subaylık görevini yerine getirdim 15 yıl Manisa Askeri Hastanesi nde görev yaptım 1975 yılında EÜ Gastroloji Kliniği nde Prof Namık Kemal Menteş in yanında Gastroentroloji tahsisi yaptım 1980 yılında uzman oldum Daha sonra İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Deontoloji ve Tıp Tarihi Anabilim Dalı nda tıp tarihi doktorasına başladım 2000 yılında tıp tarihi bilim doktoru oldum Tez konum da Atatürk ün sağlığı, hastalıkları ve ölümüdür Bu seçimde Atatürk sevgisinin büyük önemi var Bu doktora tezini Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Deontoloji Bölüm Başkanı Prof Nil Sarı yönetiminde hazırladım Tez 2005 yılında İzmir Güven kitabevi tarafından yayınlandı Atatürk ü çok merak ediyordum Bunun üzerine araştırma yapmaya başladım Buradan çıkardığım sonucu da tezim ve kitabımın önsözünde  Atatürk ü çok bildiğimi sanırken az tanıdığımı, çok sevmeme rağmen daha çok sevmem gerektiğini, kendisine borçlu olmamıza rağmen daha çok borçlu olduğumuzu ve ödeyemediğimizi anladım  şeklinde yansıttım

Atatürk ü nasıl araştırdınız?

- Bu tezi hazırlamam benim için büyük sorumluluk doğurdu Bir kere Atatürk büyük bir asker ve büyük bir devrimci, diplomat ve devlet adamı Ama onun dışında insani erdemleri ve kişilik özellikleri yönünden çok zengin ve mükemmel bir insan Ayrıca Atatürk ün sağlığ ve hastalığı konusunda devamlı spekülaslonlar yazılıyor Bir takım ilgisiz ve yetkisiz kişiler konuları olmadığı halde, bu konuda fikir yürütebiliyor Ben Atatürk ün sağlık hayatını bu üstün insan modeli içinde, doğumundan ölümüne kadar inceledim Kitapta kullandığım kaynak sayısı 700 dür Çankaya Cumhurbaşkanlığı arşivinde bulunan Atatürk ün sağlık dosyasını inceledim ve kitabımda ilk defa oradan aldığım belgeler yayınlandı Ayrıca Dolmabahçe sarayına gittim Atatürk ün ilaçlarını inceledim Çıkan sonuçlar en sonda ayrı bir bölüm olarak verildi Kitapta söylenenlerin hepsinin kaynağı gösterildi Kitabımda, benim sağladığım yeni fikirler dışında birtakım düşünceleri de okuyucunun kanaatına bıraktım

Atatürk ün sağlık hayatı nasıl anlatıldı?

- Şunu söyleyebilirim ki, Atatürk ün 57 yıllık Türk milletine adanmış ömrü, çeşitli sağlık sorunlarıyla geçmiş ama Atatürk ün çok güçlü bir bağışıklık sistemi olduğunu da gördüm Mesela 2 kardeşi çocuk yaşta difteriden ölmesine rağmen Atatürk bu hastalığı atlatmıştır Yine antibiyotiklerin olmadığı devrede Atatürk 2 kez zaatürre hastalığına yakalanmış Son zaatüre hastalığı karaciğer hastalığı tespit edildikten sonra ortaya çıkmıştır Ama bu 2 hastalığı da yenmiş Keza 22 Eylül 1938 de karnından 10 litre boşaltılmıştır ve karaciğer hastalığı yüzünden komaya girmiştir Bu komadan çıkması güçlü bir vücut direnci olduğunu gösteriyor Benim kitabımda Atatürk ün sağlık, vücut özellikleri, sporculuğu, uykusu, alışkanlıkları, diş sağlığı, geçirdiğ travmalar, hastalıklar, hekimlerle ilişkilerinden sonra son hastalığı geniş şekilde ele alınıyor

Atatürk ün sağlığı ve hastalığı konusunda birtakım spekülasyonlar yapıldığından bahsettiniz Atatürk ün ölümü ve alkol alışkanlığı üzerine de çok tartışmalar yaşandı Bu konuyu siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Atatürk ün doğumundan ölümüne kadar sağlık hayatını çiziyorum Kitapta geniş bir bölüm olarak da tartışılan konular yer aldı Mesela  hastalık teşhisi gecikti mi? Hekimler görev yaptı mı, hastalığın sebebi neydi?  gibi sorular inceleniyor Atatürk ün ölümünden sonra 9 tane Türk doktorunun, verdikleri ölüm raporunda ölüm nedeni  alkole bağlı karaciğer hastalığı  olarak yazılıyor Alkol kullanmak, Atatürk ün kendi tercihi ve insani bir özelliği Ama bazı çevreler bunu onun aleyhine bir unsur olarak kullanma çabasında Bazı çevreler de Atatürk ün değişik cephelerde savaştığını ve Atatürk ün karaciğer hastalığının alkole değil, burada alınmış bir Hepatit virüsüne bağlı olduğunu iddia ediyorlar Bunu kesin olarak söylemek mümkün değil Yalnız Atatürk ün içki kullanması kendi tercihi olup, ona menfi olarak kullanılacak bir husus değil Hatta son Genel Sekreteri Hasan Rıza Soyk  İleride onun şahsiyeti tahlil edecek olanlar, dehası ile ilişkileri arasındaki münasebeti tespit edecekler  demiştir Bu alkol olayını çok istismar ediyorlar

Atatürk, hastalığının ağırlaştığı dönemde Savarona'da

Hazırladığı "Atatürk ün sağlığı, hastalıkları ve ölümü" konulu doktora tezi için yaklaşık bin kaynak inceleyen Ege Üniversitesi Hastanesi Gastroenteroloji Kliniği nden Dr Eren Akçiçek, Atatürk e geç teşhis konulduğu yönünde görüşlerin olduğunu söylüyor Atatürk e o günün hekimlik anlayışı içinde hastalığı hakkında bilgi verilmediğinin anlaşıldığını ifade eden Akçiçek, şunları anlatıyor: "Atatürk, hastalığının ilerlediği bir sırada İsmet İnönü ye,  İsmet, bu benim hastalığım çok daha önce bütün ağırlığıyla bana anlatılsaydı, o zaman işin başında önlemini alırdım, bu noktaya getirmezdim Bana yeterince anlatılmadı, gizlendi  demiştir 14 Haziran 1938 de o zaman İsviçre de bulunan Afet İnan a yazdığı mektupta da  Bence doktorların yanlış görüş ve hükümleri sebebiyle hastalık durumum ilerlemiştir  demektedir"

Bugünle karşılaştırma
Akçiçek in günümüzdeki olanaklarla ilgili karşılaştırması şöyle:
-Karın sıvısı biriktikten sonra Savarona da çıkan ateşin sebebi belirlenememişti Bu tabloyu sirozlu hastalarda karın sıvısının iltihaplanması olarak kabul ediyoruz Bugün uygun tedaviler var
-O dönemde vücutta biriken sıvının idrarla atılmasını sağlayan güçlü ilaçlar yoktu Karında biriken sıvı için 3 defa karın ponksiyonu (sıvı boşaltımı) yapılmış Nitekim Atatürk üçüncü ponksiyondan sonra 8 Kasım da karaciğer komasına girdi ve çıkamadı
-Karaciğer komalarında uygulanan yöntemler o gün mevcut değildi Bugün karaciğer nakilleriyle de özellikle alkole bağlı karaciğer sirozlarında iyi sonuçlar alınıyor

 Bugünkü olanaklarla ömrü 15 yıl uzatılırdı

Günümüz doktorları bugünkü olanaklarla Atatürk ün ömrünün 15 yıl uzatılabileceğini söyledi Doktor gözüyle incelemelerde bulunan Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü nden Op Dr Serdar Günaydın, Atatürk ün ilk sağlık sorunlarının 11 Kasım 1923 e dayandığını belirterek, şu noktalara dikkat çekti: "O tarihte muhtemel bir kalp krizi geçiriyor  Kalp çok çalışmaktan yorgun düşmüştür  teşhisi konuyor 22 Mayıs 1927 de ikinci bir kriz Atatürk ü gece yatağında yakalıyor, sol kolunda ve göğsünde şiddetli ağrı oluşuyor Ancak soğuk algınlığı teşhisiyle geçiştiriliyor

Oysa tarif edilen bulgular kalp damarlarında (koroner) tıkanıklığın başladığını gösteriyor Yaşamakta olduğu stres ve yorgunluk, yaşı uygun Sigara ve içki nedeniyle kan yağları muhtemelen yüksek

Kalp hastalığının erken tanınamaması, ilerlemesine ve ileride gelişen siroz tablosunun da ölümcül sonlanmasına neden oluyor Günümüzde bu durumda koroner anjiyografi istenir, tıkalı damarlar saptanıp uygun tedavi yapılabilirdi Belki siroz olmasaydı birkaç yıl sonra kalp krizinden ölüm tehdidi kapıyı çalacaktı Karaciğer açısından da çeşitli kan testleriyle çok daha erken tanı konulabilirdi 1936 da teşhis edilebilecek bir siroz başlangıcı bile ömrünü o günkü imkânlarla en az 4, bugünkü şartlarda 15 yıl uzatabilirdi"

Büyük önder ülkesinin kurtuluşu için sağlığını bile düşünmemişti...

ismail Yılmaz / Londra

 
  Bize Ulaşın
Dental Türk Portal Türkiye'nin Diş Hekimliği Rehberi. London / UK Tel: +44 78 9100 2293
 
Bu site en iyi 800x600 çözünürlük, IE5 ve üzeri versiyon tarayıcıda görüntülenebilir.
Tüm haklar?saklıdır.Copyright 2004-2018 ©Dental Türk - Aydera Designed by C.Aksoy
Gizlilik İlkeleri | Sponsorlar  Reklam | Rss - Atom | Kurumsal | Gruplar | Sözlük