fake Oakleys cheap Oakley sunglasses Christian Louboutin Outlet Christian Louboutin Outlet Louboutin Outlet Louboutin Outlet Christian Louboutin Outlet Louboutin Outlet Cheap Christian Louboutin Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Louboutin outlet Christian Louboutin shoes Wholesale Christian louboutin Christian Louboutin Outlet Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Cheap Christian Louboutin Louboutin outlet Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Discount Christian Louboutin Christian Louboutin outlet store Christian Louboutin outlet Christian Louboutin Outlet Christian louboutin wholesale Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Christian Louboutin outlet Christian Louboutin Outlet Christian Louboutin outlet louboutin outlet louboutin outlet mbt shoes outlet ghd straighteners uk ghd straighteners uk louboutin outlet christian louboutin outlet nfl jerseys wholesale discount mlb jerseys wholesale nba jerseys discount nhl jerseys Discontinued MBT Shoes herve leger outlet cheap nfl jerseys cheap soccer jerseys thailand soccer jerseys Fake Oakleys
Aydera - DentalTürk [ Türkiye'nin Dental Portalı ]
 
Email:
Şifre:
Şifremi unuttum?
 
Dental Türk - Türkiye'nin Dental Portalı
Üye olmak için lütfen tıklayınız! DentalTürk Üyeler:
Sitemizi 204 ziyaretçi geziyor.
 
     
» Dental Türk
Ana Sayfa
Dental Kurslar
Dental Turizm
Dental Danışma 

» Free Hizmetler
Dental Pazar
Dental Borsa
Dental İş İlanları

» Dental Linkler
Diş Hekimleri
Diş Teknisyenleri
Dental Firmalar
Diş Laboratuvarları

» Dental Servisler
Dental Bilgiler
Dental Videolar

» Dental Arama
Sayfalarda ara:

Üyelerde ara:

E-Sözlükte ara:(İngilizce)

Bu sayfayı yazdır
Sık Kullanılanlara Ekle
Ana sayfam yap
 
Dental Bilgiler
'biyonik İnsan' Hayal Değil! Hacked by Turksiberkonseyi.com/ Uyarı Açıklarınızı Kapatınız .
Artık ne kopan eller ne de dökülen dişler sorun değil. Çünkü, bilim adamları her organı yeniden yapabilir ve onarabilir hale geldi

Tıp alanındaki gelişmeler, son yıllarda baş döndürücü bir hıza ulaştı. Bilim adamları, bir erkek hastanın popo kasından yeni bir çene kemiği yapmayı bile başardı. Estetik cerrahinin 'biyonik insan'a doğru adım adım yaklaşması bazı kesimler tarafından tepki görse de, göz ardı edilemeyecek bir gerçek! İşte, İngiliz Daily Mail gazetesinin yaptığı araştırmalara göre, son 25 yılda estetik cerrahide gözlenen gelişmelerin özeti.

SAÇ
Tıp alanındaki gelişmelerden, kellik ve saç dökülmesi gibi sorunların yakında tarihe karışacağını tahmin etmek hiç de zor değil. Bu yılın başlarında, fareler üzerinde deney yapan bilim adamları, saç köklerindeki hücrelerin yapısını tanımladı. Bu hücrelerin deriye nakledildiği bölgelerde, kendiliğinden saç çıkmaya başlıyor. Bilim adamları, kelliğe karşı çözüm yolunda en etkili adımın atıldığını söylüyor.

DİŞ
Kök hücreler, dişlerini kaybetmiş hastaların yeniden doğal dişlere sahip olabilmesi için de kullanılıyor. Bu yöntem, geleneksel diş hekimliği tedavilerinin gelecekte ne tür değişimler yaşayacağına dair önemli ipuçları veriyor. Hastadan alınan kök hücreleri, laboratuvar ortamında bir tür bakteriyle etkileşime bırakılıyor. Daha sonra, bu hücreler, diş köklerine yerleştiriliyor ve yeni dişler büyüyor.

KALP
67 yaşındaki Ian Rosenberg, iflas eden kalbi kök hücre kullanılarak tedavi edilen ilk İngilizler'den biri oldu. Bu ameliyatın en önemli özelliklerinden biri, lokal anesteziyle yapılması. Kalbin sağ tarafına açılan bir delikten aşağı bir tüp sarkıtılıyor ve kalbe giden damarlar genişletiliyor. Sonra, kök hücreler kalbe enjekte ediliyor. Kemik iliğinden elde edilen kök hücreler, kalpteki bozulmuş dokuları yeniliyor.

CİLT
Doku genişletilmesi yöntemi, vücudun fazladan deri üretmesini sağlayarak, sonradan oluşabilecek her türlü cilt deformasyonunda onarım amaçlı kullanılıyor. Silikondan yapılmış bir balon, vücudun yenilenmesi istenen bölgesinde, deri altına yerleştirilerek, tuzlu suyla dolduruluyor. Tuzlu suya maruz kalan deri kendiliğinden gerilip, genişliyor. Bu yöntem, en çok göğüs ameliyatları için kullanılıyor.

BAŞ
Mısırlı siyam ikizleri Ahmet ve Muhammed İbrahim, 2003'te Amerika'da yapılan 'ayırma' operasyonundan beri, kafataslarının bazı bölümlerini kalçalarında taşıyor. Başlarından yapışık doğan ikizlerin ameliyatında, doktorların 'rahat çalışabilmesi için' kafataslarından bir kemik çıkartılmıştı. Bu parça, ikizlerin son ameliyatında tekrar ait olduğu yere aktarılmak üzere, kalçalarına yerleştirildi. Ameliyatı yapan ekibin başkanı Dr. David Genecov'a göre, bu tür parçaların saklanması için en uygun yer kalça bölgesi.

GÖZ
Göz ameliyatlarında geliştirilen yeni teknikler sayesinde, geleneksel kornea nakline yanıt vermeyen hastalar da körlükten kurtulabiliyor. Doktorlar bu tür ameliyatlar için hastaların köpek dişlerinin 'kulp' olarak kullanıldığı bir büyüteci, korneanın yerine monte ediyor. Körlüğü tarihe gömmeyi hedefleyen bu teknik, ilk kez uygulandığı 1997 yılından beri birçok hastayı aydınlığa kavuşturdu.

GÖĞÜS
On yıldan biraz daha uzun bir süre önce, doktorlar vücut yağlarını kullanarak, yeni bir göğüs yapma tekniği geliştirdi. 1992 yılından beri kullanılan bu yöntem, hastanın kendi dokularından yapılmış sağlıklı bir göğüse sahip olmasını sağladığı gibi, göğüs kaslarının ameliyat sonrasında zedelenmesini de engelliyor. Vücutla uyum, sinirlerin oluşmaması ya da kan dolaşımının başlamaması gibi sorunlar yaşanmıyor.

AKCİĞER
2002 yılında, deformasyona uğramış akciğer hücrelerini yenileyecek 'geçerli' bir tedavi yöntemine iyice yaklaşıldı. Fareler üzerinde deney yapan bilim adamları, kök hücrelerin akciğerlerin nefes alıp vermesini sağlayan hücrelere dönüşebileceğine dair ilk somut kanıtı elde etti. Bu yöntemin, diğer kök hücre tedavilerinden en büyük farkı, vücudun uygulamayı reddetme ihtimalinin olmaması!

ELLER
1998 yılında, İngiliz Megan Hunter, ABD'de geçirdiği ameliyatla yepyeni bir ele kavuşan ilk hasta oldu. Doğuştan parmaksız olan Hunter'a, ayak parmaklarından ve sol bacağından alınan kemiklerle yeni parmaklar yapıldı. Kemiklerin eldeki yerlerine yerleştirilmesinden sonra, parmaklarının başladığı noktadaki deriler parmak uçlarına dek gerilerek, Hunter'ın dirseğine bağlı metal bir aletle sabitlendi.

AGIZICI ILTIHABI (STOMATIT)
(Bu Ay 126 Defa Okundu) Yazıcı Uyumlu Sayfa


Ağıziçinin tipik iltihapları ağızdaki nedenlerden kaynaklanıyorsa birincil, başka hastalıklardan kaynaklanıyorsa ikincil olarak nitelenir.
Yunanca da stoma "ağız", itis "iltihap" demektir. Stomatit geniş anlamıyla ağız içindeki bütün iltihapları içerir. Dar anlamıyla ise gerçek ağız boşluğu mukozasıyla sınırlı olarak kullanılır. İltihap dildeyse glossit, dişeti mukozasındaysa jinjivit adını alır. Ağız mukozası doğrudan doğruya ağızdaki nedenlerle kolayca hastalanır. Ayrıca bazı genel hastalıkların da ilk belirtileri ağızda ortaya çıkar. Bu nedenle ağız içi iltihapları birincil ve ikincil olarak ikiye ayrılır, îlki başka hastalıklara bağlı olmadan gelişir, ikincil olanlar başka organların hastalanmasından sonra ortaya çıkar.

Ağıziçi iltihabının başlıca türleri arasında ağız nezlesi ile eksüdalı, ülserli, kangrenli, kanamalı ve aftlı iltihaplar sayılabilir.

Ağız Nezlesi

En sık görülen ve en az zararlı türdür. Ağızdaki yerleşik bakteri florasının, genel ve yerel çeşitli durumlara bağlı olarak hastalık yapabilme yeteneği kazanmasından kaynaklanır. Her yaşta görülebilir. Özellikle iyi beslenmeyen çocuklarda, diş çıkaran bebeklerde ve kızamık, kızıl, suçiçeği, kızamıkçık gibi döküntülü hastalıklar sırasında ortaya çıkar. Erişkinlerde başlıca nedenleri diş taşlan ve uygun olmayan diş protezlerinin kullanılmasıdır. Sindirim bozuklukları, yüksek ateş, örseleyici yiyecekler, çok sıcak içecekler ve sigara da ağızda bu tip iltihap yapabilir. Ağız nezlesinin sık rastlanan bir başka nedeni vitamin eksikliğidir. Artık iskorbüt ve beriberi gibi ağır vitamin yetmezliklerinden kaynaklanan hastalıklar dengeli beslenme bilinci ve olanaklarının bulunduğu ülkelerin gündeminden çıkmıştır. Ama yetersiz ve dengesiz beslenmeye ya da vücuttaki işlev bozukluklarına bağlı olarak gizli vitamin eksikliği hastalıktarı görülmektedir.

Ağız nezlesi genellikle ağız boşluğunda kırmızılıkla ortaya çıkar. Çoğu kez dil ve dudaklarda yaygın ve tekdüze kızarıklıklar görülür. Hasta ağzında kuruma ve yanma duyar. Yutma ve çiğneme hareketleri güçleşir. Bu tip ağıziçi iltihapları, mikrop öldürücü gargaralar kullanılarak tedavi edilebilir. Ayrıca ağrı ve yanma duyumunu ortadan kaldıran hafif uyuşturucu ve mikrop öldürücü ilaçlar yararlı olabilir. İltihap vitamin eksikliğine bağlıysa tedavi eksik olan vitaminlerin karşılanmasına dayanır.

Eksüdalı Ağıziçi İltihabı

Mukozada üstü beyaz renkli ağır bir iltihaplanma biçiminde ortaya çıkar. Genellikle ülserli stomatitin başlangıcıdır. Başlıca nedenleri ağız nezlesininkiyle aynıdır. Bazı meslek hastalıkları ve kimyasal maddelerin yol açtığı kronik zehirlenmeler de ağızda bu tip iltihaba neden olur. Bunların başında gelen kurşun ve cıva zehirlenmeleri özellikle dişeti ve bazen dil iltihabına yol açar. Ağızdaki iltihaplanma bütün vücudu etkileyen hastalıkla birlikte tedavi edilir.

Ülserli ağıziçi iltihabı

Ağız nezlesinden de, eksüdalı ağıziçi iltihabından da ağırdır. Genellikle salgın biçiminde ortaya çıkar ve ağız boşluğunun temizliğine özen gösterilmemesi durumunda kolayca bulaşır, iltihap dişetlerinde başlar. Daha sonra bütün ağza yayılır. Diş köklerine, hatta dudaklara da yayılan sarımsı bir eksüdaya ve ağrılı şişkinliğe neden olur. Ülserli ağıziçi iltihabı Fusobacterium ve spiroketlerin etken olduğu Vincent anjini gibi yutak enfeksiyonlarına bağlı olarak ortaya çıkabilir. İlk şişkinlik evresinin ardından çok yavaş iyileşen ülser ve yaraların belirdiği bu tip ağıziçi iltihabında mikrop öldürücü gargaralar yeterli değildir. Ayrıca antibiyotik ve sülfamitlere dayanan genel bir tedavi uygulanır; bazı olgularda kortizon da gerekebilir.

Kangrenli Ağıziçi İltihabı

Ülserli tipin son evresidir. Organizmanın aşırı ölçüde güçten düştüğü durumlarda görülür ve doku ölümüne yol açar.

Kanamalı Ağıziçi İltihabı

Kanamalarla ortaya çıkan ağız mukozası iltihabıdır. Genellikle ağızdaki belirli bir nedenden kaynaklanmaz. Pıhtılaşma bozuklukları, karaciğer ve kalp-damar hastalıkları, zehirlenmeler ve vitamin yetmezlikleri (niyasin ve C vitamini eksikliği) gibi genel hastalıkların bir belirtisidir. Akut lösemi, B12 vitamini eksikliğine bağlı kansızlık, tifo, sıtma gibi hastalıklar sırasında da sık görülür. Tedavi genel hastalığa bağlı olarak yürütülür.

Aftlı Ağıziçi İltihabı

Çoğu kez virüslerden kaynaklanır. Genellikle sütçocuklannda, gebe kadınlarda ve sindirim bozukluğu çekenlerde görülür. Bazı insanlarda ceviz, badem, çilek gibi belirli besinlerin yenmesiyle aftlı oluşumların yinelendiği göz önüne alınırsa bu hastalığın alerjik bir boyutu da olduğu söylenebilir.

Hastalık titreme ve ateş yükselmesiyle birden ortaya çıkar. Daha sonra ağız boşluğunda çok ağrılı ülserlere dönüşen sıvı dolu kabarcıklar görülür. Hastalık hızlı gidişlidir ve 1-2 haftada iyileşir. Gargara biçiminde bölgesel tedavinin yanı sıra antibiyotikler ve kortizonla genel tedavi uygulanır.

Kronik bakteri ve mantar enfeksiyonlarına bağlı ağıziçi iltihabı

Actinomyces ağız boşluğunda iltihaba yol açan önemli bir bakteri grubudur. Bu bakteriler ağızdaki kemik ve kas dokusuna yerleşir. Oluşturdukları fistüllerden çıkan irin çok miktarda tipik tanecikler içerir. Bu bakterilerin giriş yollan genellikle diş çürükleridir.

Oldukça sık rastlanan pamukçuk ağızda mantarlara bağlı bir iltihaptır. Ağız boşluğu mukozasında Candida albicans türü mikroskopik bir mantarın gelişmesiyle oluşur. Dişetlerini, dili, yanak iç yüzeylerini ve bademcikleri kaplayabilen kesilmiş süte benzer. Ağızda birbirleriyle birleşmeye eğilimli beyaz alanlar ortaya çıkar. Kolayca kaldırılabilen bu oluşumların altında kırmızı bir yüzey görülür. Pamukçuk daha çok yenidoğanlarda görülür. Yerel olarak uygulanan mantar öldürücü ilaçlar ve metilen mavisiyle kolayca tedavi edilebilir. Ama bu hastalık zayıf düşmüş ve organizmanın savunma yetenekleri azalmış yaşlılarda da ortaya çıkabilir. Bu durumda enfeksiyon derindeki dokulara, yani solunum ve sindirim mukozalanna yayılabilir.

İkincil Ağıziçi İltihapları

Genel bir hastalığa bağlı olarak ortaya çıkar. Kızıl, kızamık, kızamıkçık ve suçiçeği gibi döküntülü hastalıklar, iskorbüt ve hemofili gibi kanamalı hastalıklar, lösemi, agranülositoz ve B12 vitamini eksikliğine bağlı kansızlık gibi kan hastalıkları, cıva, bizmut, kurşun, gümüş, bakır gibi kimyasal madde zehirlenmesine bağlı çeşitli meslek hastalıkları sırasında görülür.

Özgül mikropların neden olduğu başlıca ağıziçi iltihapları şunlardır: Frengide birinci evre lezyonu, ikinci evreye özgü kabartı ya da kızarıklıklar ve üçüncü evreye özgü göm (yumuşak şişkinlikler) ve ülserler biçiminde iltihaplar (frengi stomatiti); veremde ülserler ve çatlaklarla birlikte görülen iltihaplar (verem stomatiti); cüzamda zamanla ülserleşen derin düğümcük oluşumlan (cüzam stomatiti); belsoğukluğunda hastalık etkeni olan gonokoklara bağlı iltihaplar; difteri, yılancık ve impetigo etkenlerine bağlı
 

 
  Bize Ulaşın
Dental Türk Portal Türkiye'nin Diş Hekimliği Rehberi. London / UK Tel: +44 78 9100 2293
 
Bu site en iyi 800x600 çözünürlük, IE5 ve üzeri versiyon tarayıcıda görüntülenebilir.
Tüm haklar?saklıdır.Copyright 2004-2018 ©Dental Türk - Aydera Designed by C.Aksoy
Gizlilik İlkeleri | Sponsorlar  Reklam | Rss - Atom | Kurumsal | Gruplar | Sözlük